« Önceki |

16/5/2008

İç Denetimin Serencamı

GİRİS

 

Son yıllarda Türkiye’de, geleneksel kamu yönetimi anlayışından çagdas kamu yönetimi

anlayısına geçmek gayretleri yönünde bir kararlılık mevcuttur. Yönetim sorumlulugu, yatay

organizasyon, sonuç ve hedef odaklı, gelecek yönelimli, katılımcı ve paylasımcı, ahlâki

degerleri önemseyen, hantal olmayan, hızlı karar alabilen, seffaf ve hesap verebilen çagdas

bir kamu yönetimi olusturma, Avrupa Birligi’nin de yardımlarıyla, demokratik bir

toplum perspektifinde sürmektedir. Bu minvalde sistemin iyilestirilmesi ihtiyacından dogan;

merkezi idare, yerel yönetimler, personel rejimi ve denetim sistemi basta olmak üzere bir çok

alanda degisim niyeti ve iradesinden bahsetmek mümkündür.

 

Devlet yönetiminde; hataları önlemek, risk ve zayıflıkları belirlemek, iyi uygulama

örneklerini yaygınlastırmak, yönetim sistemlerini gelistirmek, yönetime yardımcı olmak ve

deger katmak; kisiler, birimler ve spesifik denetimler yerine sistem ve süreç odaklı ve de

geleneksel teftis yapılarının bıraktıgı olumsuz denetim imajını silmek üzere, iç denetim 20041

yılından itibaren Türk bürokrasisinde yerini almaya baslamıstır.

 

2008 yılında kamu kurumlarının teskilat yapılarının, ‘Kamu Yönetimi Temel Kanunu

Tasarısı’ dogrultusunda, yeniden ele alınması planlanmaktadır. Ayrıca, 2008 yılı Hükümet

Programında2, İç Denetim Koordinasyon Kurulu’nun kamu iç denetim sistemini gelistirmek

ve koordine etmek üzere, bagımsız ve tarafsız bir organ olarak yeniden yapılandırılacagı

beyan edilmistir. Söz konusu çalısmalar iç denetimi dogrudan etkileyen ve meslegin

gelecegine sekil verecek olan düzenlemelerdir.

 

Bu çalısmada Avrupa Birligi’nin kamu iç denetimine yaklasımı ve Türkiye’nin

yükümlülükleri perspektifinde; kamu iç denetim kavramı, bazı AB ülkelerinde iç denetim

uygulamaları, AB’de iç denetim ve iç kontrol iliskisi, AB Komisyonu Türkiye İlerleme

Raporları ile AB Konseyi Türkiye Katılım Ortaklıgı belgelerinde yönetim kontrolü ve iç

denetim, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile mülga Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkındaki Kanunda iç denetim, kamu iç denetiminin

ve iç denetçilerin statüsü, iç denetim merkezi uyumlastırma fonksiyonu, yolsuzlukla mücadele

ve iç denetim, yönetim kontrolü (iç kontrol) – iç denetim – iç mali kontrol ve teftis

kurullarının rollerindeki belirsizlikler ve iç denetçilige atanma hususları, belirtilen baslıklar

altında ele alınacaktır.

 

I. KAMU İÇ DENETİMİ KAVRAMI

 

1941 yılında iç Denetçiler Enstitüsü IIA’in (The Institute of Internal Auditors) New York’ta

kurulmasıyla modern iç denetim ortaya çıkmıstır. Enstitü, ABD dısındaki ilk birligini 1944’de

Toronto’da, Avrupa’daki ilk birligini de 1948’de Londra’da kurmustur. Halen IIA, dünya

çapında 94 ülkede 249 sube ve enstitüde örgütlenmis 100.000’den fazla iç denetçiyi temsil

etmekte ve meslegin gelisimi ve özdenetimi için hizmet vermektedir.3

 

IIA’ye göre iç denetim; kurumun her türlü faaliyetini gelistirmek ve deger katmak amacını

güden bagımsız ve objektif bir güvence ve danısmanlık faaliyetidir. İç denetçiler, risk

yönetimi ile kontrol ve yönetim süreçlerinin etkililigini degerlendirmek ve gelistirmek

amacına yönelik sistemli ve disiplinli bir yaklasım gelistirerek kurumun amaçlarına

ulasmasına yardımcı olurlar.

 

Uluslararası İç Denetim Standartları Mesleki Uygulama Çerçevesi’nde iç denetim su sekilde

tarif edilmistir: Kontrol öz degerlendirme, danısmanlık veya yolsuzluk/suiistimal incelemesi

görevleri ya da gözden geçirme faaliyetlerinden olusur. İç denetim faaliyeti, kurumun risk

yönetim, kontrol ve yönetisim süreçlerinin etkinligini degerlendirmek ve gelistirmek amacına

yönelik sistemli ve disiplinli bir yaklasım getirerek kurumun amaçlarına ulasmasına yardımcı

olur.4

 

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu 63’üncü maddesinde iç denetim: Kamu

idaresinin çalısmalarına deger katmak ve gelistirmek için kaynakların ekonomiklik, etkililik

ve verimlilik esaslarına göre yönetilip yönetilmedigini degerlendirmek ve rehberlik yapmak

amacıyla yapılan bagımsız, nesnel güvence saglama ve danısmanlık faaliyeti olarak

tanımlanmaktadır. Sekil 1’de 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile kamuda

olusan yeni denetim yapısı görülmektedir.

 

İç Denetimin orijini kamu sektöründen ziyade özel sektöre dayanmaktadır. Bu denetim sekli

hem mali hem de yönetsel karakterli denetimdir. İç denetimde amaç isletmedeki (kamu

idarelerindeki) kontrollerin etkililigini ölçmek ve bu kontrolleri degerlendirmektir.5 İç

denetçilerin yaptıkları denetimler konu ve alan bakımından son derece genis tutulmustur. Bu

anlamda iç denetçilerin sadece denetim yaptıklarını söylemek dogru bir yaklasım degildir. İç

denetçiler, kurum veya isletmenin maddi varlıklarından maddi olmayan varlıklarına, gerek

mali gerekse yönetimsel anlamda yapılan tüm faaliyetlerine, kurumda veya isletmede geçen

birçok bilgi akısının güvenirligini test etmeye kadar çok çesitli hayati görevler üstlenmektedir.

Tüm bu yapılan faaliyetlerin ve sorumlulukların tam anlamıyla yerine getirilmesi, iç denetçiye

birçok yetkinin devredilmesini ve gerçek anlamda özerkliginin de saglanmasını gerektirir. İç

denetçilere verilecek bagımsızlıgın oranına göre; kamu idarecilerin hesap verebilirligi daha

saglıklı isleyecektir.6

 

Özel sektörde dogup gelisen iç denetimin kamu uygulamasında, özel sektörden farklılık arz

eden tek bir husus vardır. O da özel sektör kuruluslarının kâr maksimizasyonunu

hedeflemesidir. Devlet’te ise kâr yerine, kamu yararı esas alınmaktadır.

 

II. AVRUPA BİRLİGİ’NDE KAMU İÇ DENETİMİ

 

A. Avrupa Birligi’nin İç Denetime Yaklasımı

 

1 Ocak 2007’de Bulgaristan ve Romanya’nın da üye olmasıyla üye sayısı 27’ye çıkan Avrupa

Birligi’nde, iç denetim, iç mali kontrol ve dıs denetime iliskin belirli bir mevzuat yoktur.

Avrupa Birligi, kendi ilke ve standartları ile uyumlu uluslararası standartların kabul edilip

uygulanmasını; rol ve sorumlulukları yasayla belirlenmis, çerçevesi iyi çizilmis bir denetim

mekanizmasının olusturulmasını üye ülkelerden talep etmektedir.

 

İç denetim, yönetim kontrolünün (iç kontrolün) mantıksal bir sonucudur. Avrupa Birligi

baglamında, yönetim kontrolü (iç kontrol) yaklasımına karsılık gelen birkaç iç denetim

modelinden bahsedilebilir. Denetim elemanlarının, denetlenen mali veya diger kaynaklara

iliskin belli bir oranı yoktur ve bu daha çok denetim tekniklerinin ne derece etkili

kullanıldıgına baglıdır. Denetim elemanlarının sayısı, büyük bir üye ülkede 1000 kisi

olabilecegi gibi küçük veya orta boyutlu bir yönetimde 100 kisi de olabilir.7

 

Örnegin Fransa Ekonomi, Maliye ve Endüstri Bakanlıgında ve diger Bakanlık ve kamu

kuruluslarında salt “iç denetçi” kadro ve unvanı bulunmamaktadır. İç denetim bir misyon olup

bu fonksiyonu ‘müfettis(Inspecteur Principaux Auditeurs - IP ve Inspecteur Auditeurs - IA)

unvanlı denetçiler yerine getirmektedirler. Her kamu kurumundaki muhasebe ve finans

islemlerinin denetimi, Ekonomi, Maliye ve Endüstri Bakanlıgı’na baglı Inspecteur Auditeurs

unvanlı denetim elemanlarınca yürütülmektedir. İç denetim kamu kurum ve kuruluslarının

muhasebe ve finans ile ilgili faaliyetleri kapsamında yapılmaktadır. Ekonomi, Maliye ve

Endüstri Bakanlıgında ve bazı diger Bakanlıklarda genel müfettis unvanlı teftis kurullarına

baglı müfettisler çalısmakta ve bunların görev alanı bir bütün olarak kurumun faaliyetlerini,

idari is ve islemlerin denetimi ile mali islemlerin denetimini kapsamaktadır.8 Türkiye’nin

kamu idari örgütlenmesinde, Tanzimat’tan bugüne kendisine örnek aldıgı Kıta Avrupası

ülkesi Fransa, iç denetim alanında son yıllarda, Amerika Birlesik Devletleri ve Kanada’da

uygulanan denetim sistemlerini örnek almaktadır.

 

Avrupa Komisyonu, 1990 yılında, Mali Kontrol Genel Müdürlügü içerisinde ayrı bir birim

olusturarak iç denetim fonksiyonunu yerine getirmeye baslamıstır. Avrupa Komisyonu iç

denetim birimine, her bir genel müdürlükte üç yıldan bes yıla kadar mali denetim yapma

görevini vermistir. Uygulamada, bütçesel ve mali sistemler ile yapılan islemlerden seçilmis

örnek bir grup üzerinde önemli testlerin gerçeklestirilmesi denetimini içermektedir. Bu

denetim faaliyetleri sonucunda, iç denetim birimi, sistemlerin güçlü ve zayıf yanlarını ortaya

koymakta ve gerekli gelisimler için tavsiyelerde bulunmaktadır. Mali denetimlere ek olarak iç

denetim birimi, performans denetimi de gerçeklestirmekte ve sorunlu sahaları arastırarak

sorunlara önemli düzeyde çözüm getirmektedir.

 

Birlige yeni üye olanların çogu bu tip bir iç denetime sahip degildir. Bu ülkelerin bazısı 1989

öncesi rejimlerin uygulamasına dayanan ve vatandaslardan kamu personeline iliskin gelen sikâyetleri arastıran veya yolsuzluk iddialarını mali polise gitmeden önce arastırabilen

“kontrol ofisi” veya “kontrol heyeti” teskilatlanmalarına sahiptirler. Bu tip birimler,

sistematik bir temelde mali yönetim denetimi gerçeklestirmemektedirler.9

 

Avrupa Birligi uygulamasında kamu mali yönetimi ve kontrolü alanına iliskin olarak Kamu İç

Mali Kontrolü (Public Internal Financial Control) yaklasımı kullanılmaktadır. Kamu iç mali

kontrolü, harcama birimlerinin ilgili mevzuata, bütçe tanımlamaları ve kurallarına, iyi mali

yönetim ilkelerine, saydamlık, etkililik, ekonomiklik ve verimlilige uymalarını saglamak

amacıyla hükümet veya yetkili kuruluslar tarafından içsel olarak uygulanan mali kontrol

sisteminin bütünü olarak tanımlanmaktadır. Kamu iç mali kontrolü, hükümetin tüm gelir,

gider, varlık ve yükümlülüklerini kapsar. Kamuda yönetim kontrolü sistemi yapısal olarak,

idarelerin yönetim sorumlulugu çerçevesinde, mali yönetim ve kontrol sistemi ile iç denetim

mekanizmalarından ve bu iki alandaki merkezi uyumlastırma birimlerinden olusur.

Yönetim kontrolünün (iç kontrol) bir unsuru olan ön mali kontrol (ex-ante financial control)

ise mali islemlere yönelik kontrol faaliyetlerinin bütününü ifade etmektedir. Ön mali kontrol

kavramı, ödenek tahsis edilmesi, taahhütler, ihale prosedürleri, sözlesmeler, ödemeler ve

fazla/yersiz ödemelerin geri alınması gibi mali karar ve islemlerin uygulamaya

konulmasından önce kontrol edilmesini ifade etmektedir. Bu tür mali kararlar ancak ön mali

kontrol yetkilisi tarafından onaylandıktan sonra isleme konulmaktadır. Ön mali kontrol

kavramı bazen “önleyici kontrol” (preventive control) olarak da kullanılmaktadır.

 

İç kontrol kavramı esas itibariyle özel sektörde is etigi, iç kontrol ve yönetisim ilkelerine

dayalı olarak mali raporlamayı gelistirmek amacıyla 1985 yılında kurulan COSO (Treadway

Komisyonu Sponsor Örgütler Komitesi – The Committee of Sponsoring Organisations of The

Tradway Commission) tarafından gelistirilmistir. İç kontrol sistemi genel olarak COSO

modeli olarak da anılmaktadır. COSO modelinde iç kontrol; kontrol ortamı, risk

degerlendirme, kontrol faaliyetleri, bilgi-iletisim ve izleme unsurlarından olusmaktadır.10

Avrupa Birligine üye ülkelerdeki yönetim kontrol sistemlerini kuzey (Anglo-Sakson) ve

güney (Third Party Ex-ante Control Approach - üç taraflı ön kontrol yaklasımı) modelleri

olmak üzere ikili bir ayırıma tabi tutmak mümkündür.

 

Birinci model; İngiltere, Hollanda gibi ülkelerin benimsedigi ‘yönetim sor

4/1/2008

Bir İç Denetim Raporu (2)

8.         Bazı bankalar kontrol amaçlı bir öz-değerlendirme sistemi kurma yoluna gitmişlerdir. Bu, yönetimin ve/veya bir personel ekibinin kendi faaliyet veya işlevlerini analiz ettikleri ve ilgili iç kontrol usullerinin etkililiğini değerlendirdikleri resmi ve belgelenmiş bir süreç olarak tanımlanabilir. Bu, iç denetimin yerini almaksızın iç kontrolün verimliliğini değerlendirmekte kullanılan yararlı bir teknik olarak görülebilir.

İç denetim işlevinin hedefleri ve görevleri

 

İlke 1

 

Bankanın yönetim kurulu, üst yönetimin yeterli ve etkin bir iç kontroller sistemi, bankanın faaliyetlerindeki çeşitli risklerin değerlendirilmesine yönelik bir ölçüm sistemi, riskler ile bankanın sermaye düzeyi arasında ilişki kurulması için bir sistem ve kanunlara, yönetmeliklere ve gözetim ve düzenleme otoritelerinin politikalarına riayetin izlenmesi için uygun yöntemler oluşturulmasını  ve sürdürmesini sağlamak konusunda nihai sorumluluğu üstlenir.

 

9.         Yönetim kurulu, bankanın işlerini düzenli ve tedbirli bir biçimde yürütebilmek için (iyi tanımlanmış hedeflere referansla) yeterli bir iç kontrol sistemi kurup kurmadığını düzenli aralıklarla incelemelidir. Yönetim kurulu, bankanın, risklerin banka sermaye düzeyi ile ilişkilendirilmesi için bir sistem geliştirip geliştirmediğini de düzenli aralıklara incelemelidir. Son olarak, yönetim kurulu bankanın ticari hedeflerini gerçekleştirme doğrultusunda girdiği riskleri saptamaya ve yeterli biçimde kontrol etmeye; finans bilgileri ve yönetim bilgisinin doğruluk, güvenilirlik ve zamanlama açısından test etmeye; ve kanun ve yönetmelikler ile gözetim otoritelerinin politikaları, iç planlar, politikalar ve usullere riayeti izlemeye yönelik süreçlere sahip olmasını sağlamalıdır.

 

İlke 2

 

Bankanın üst yönetimi, bankanın girdiği risklerin saptanması, ölçümü, izlenmesi ve kontrolünü sağlayan süreçlerin geliştirilmesinden sorumludur.

 

10.       Üst yönetim, sorumluluk, yetki ve bağlılık ilişkilerinin açıkça tanımlandığı ve devredilen sorumlulukların etkili biçimde yerine getirilmesinin sağlandığı bir organizasyon yapısına sahip olmalıdır. Üst yönetim, riskleri saptayan, ölçen, izleyen ve kontrol altına alan yönetim süreçlerinin geliştirilmesinden de sorumludur. Son olarak, üst yönetim uygun kontrol politikalarını belirler ve iç kontrol sisteminin yeterliğini ve etkinliğini izler.

 

İlke 3

 

İç denetim işlevi bankanın tesis edilmiş  politikaları ve usullerinin yeterliliğinin ve bunlara riayetin bağımsız bir değerlendirmesini sağladığından, iç kontroller sisteminin ve bankanın iç sermaye değerlendirme usulünün sürekli izlenmesinin bir parçasını oluşturur. Bu şekilde, iç denetim işlevi, kuruluşun mensuplarının yukarıda tanımlanan sorumluluklarını etkili biçimde yerine getirmelerine yardımcı olur.

 

11.       Genel bir bakış açısından iç denetimin kapsamı aşağıdakileri içerir:

 

·         İç kontroller sisteminin yeterliğinin ve etkinliğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi;

·         Risk yönetim yöntemlerinin ve risk değerlendirme metodolojilerinin uygulanmasının ve etkinliğinin incelenmesi;

·         Elektronik bilgi sistemi ile elektronik bankacılık hizmetleri dahil olmak üzere yönetim ve mali bilgi sistemlerinin gözden geçirilmesi,

·         Muhasebe kayıtları ile mali tabloların doğruluğunun ve güvenilirliğinin incelenmesi;

·         Bankanın, risk tahmini ile bağlantılı olarak kendi sermayesini değerlendirme sisteminin incelenmesi;

·         Hem işlemlerin hem de belirli iç kontrol usullerinin işleyişinin sınanması;

·         Kanuni şartlar ile düzenleyici otoritelerin şartlarına, etik kurallara ve politika ve usullerin uygulanmasına riayet;

·         Düzenleyici raporlamanın doğruluğu, güvenilirliği ve zamanındalığının sınanması;

·         Özel tahkikatların yapılması.

İç denetimin ilkeleri

 

Daimi İşlev - Süreklilik

 

İlke 4

 

Bir bankadaki iç denetim daimi bir işlev olmalıdır. Üst yönetim görev ve sorumluluklarını yerine getirirken, bankanın büyüklüğüne ve faaliyetlerinin niteliğine uygun ve yeterli bir iç denetim işlevine sürekli itibar edebilmesini sağlamak için gerekli bütün tedbirleri almalıdır. Bu tedbirler, iç denetim bölümüne hedeflerine ulaşması için gerekli olan uygun kaynakların ve personelin sağlanmasını içerir.

 

Bağımsız işlev

 

İlke 5

 

Bankanın iç denetim bölümü, denetlenen faaliyetlerden bağımsız olmalıdır. Bölüm aynı zamanda gündelik iç kontrol sürecinden de bağımsız olmalıdır. Bu, iç denetim bölümüne banka içinde uygun bir konum verilmesi ve görevlerini nesnel ve tarafsız  bir biçimde yerine getirmesi anlamına gelir.

 

12.       İç denetim bölümü, bankanın bütün bölümleri, kuruluşları ve işlevlerindeki görevlerini kendi inisiyatifiyle yerine getirebilmelidir. Bulgularını ve değerlendirmelerini bildirmekte ve bunları banka içinde açıklamakta serbest olmalıdır. Bağımsızlık ilkesi, iç denetim bölümünün, kurumsal denetim yapısına göre, bankanın baş yürütme görevlisi veya yönetim kuruluna veya (varsa) denetim komitesine bağlı olarak çalışması anlamına gelir.

 

13.       İç denetim bölümünün başkanı, her bankanın kendi denetim tüzüğünde tanımlanan kurallara göre, yönetim kuruluyla, yönetim kurulu başkanıyla, (varsa) denetim komitesi üyeleriyle veya uygun durumlarda dış denetçilerle kendi inisiyatifiyle doğrudan doğruya iletişim kurabilmelidir. Vereceği raporlar,  örneğin, banka yönetiminin yasal veya düzenleyici hükümlere aykırı kararlarını da kapsayabilir.

 

 14.      İç denetim işlevi bağımsız bir incelemeye tabi olmalıdır. Bu inceleme dış denetçi gibi bağımsız bir kuruluş tarafından veya varsa denetim komitesi tarafından yapılabilir.

 

Denetim tüzüğü

 

İlke 6

 

Denetim tüzüğü, iç denetim bölümünün banka içindeki konumunu ve yetkisini garantiye alır.

 

15.       Denetim tüzüğü en azından:

 

·         iç denetim işlevinin hedeflerini ve kapsamını;

·         iç denetim bölümün kuruluş içindeki konumunu, yetkilerini ve sorumluluklarını; ve

·         iç denetim bölümünün başkanının hesap verme sorumluluğunu

 

belirler.

 

16.       Tüzük iç denetim bölümü tarafından hazırlanmalı - ve düzenli aralıklarla gözden geçirilmelidir; üst yönetim tarafından gözetim rolünün bir parçası olarak onaylanmalı ve daha sonra teyit edilmelidir. Varsa denetim komitesi de bu teyidi yapabilir.

 

17.       Tüzükte, bankanın üst yönetimi iç denetim bölümüne inisiyatif hakkı tanır ve görevlerinin ifası ile ilgili olduğu her durumda herhangi bir çalışanla doğrudan iletişim kurmaya, bankanın herhangi bir faaliyetini veya birimini incelemeye ve yönetim bilgileri ile bütün danışma ve karar verme kurullarının tutanakları dahil olmak üzere bankanın bütün kayıt, dosya ve verilerini görmeye yetkili kılar.

 

18.       Denetim tüzüğünde, iç denetim bölümünden hangi şartlarla danışmanlık veya müşavirlik hizmetleri veya başka özel görevler istenebileceği hükme bağlanmalıdır.

 

19.       Denetim tüzüğü bütün personele verilmelidir.

 

Yansızlık

 

İlke 7

 

İç denetim bölümü nesnel ve yansız olmalı, yani görevlerini müdahaleye uğramaksızın ve önyargısız olarak yapabilecek bir konumda olmalıdır.

 

20.       Nesnellik ve yansızlık iç denetim bölümünün kendisinin her türlü çıkar çatışmasından kaçınması gerektiği anlamına gelir. Bu amaçla, mümkün olan durumlarda iç denetim bölümü personeli görevlerinde rotasyona tabi tutulmalıdır. Kurum içinden işe alınan denetçiler yakın geçmişte yaptıkları faaliyet veya işlevleri denetlememelidir.

 

21.       Yansızlık, iç denetim bölümünün bankanın faaliyetlerine ve iç kontrol tedbirlerinin seçimine karışmamasını gerektirir. Aksi takdirde iç denetim bölümü bundan sorumlu olur, bu ise bağımsız takdirde bulunma yeteneğini etkiler.

 

22.       Bununla birlikte, yansızlık gereği üst yönetimin, iç denetim bölümünden, riayet edilecek iç kontrol ilkelerine ilişkin belirli konularda görüş isteme olasılığını ortadan kaldırmaz. Örneğin, üst yönetim, önemli yeniden yapılandırma, önemli veya riskli yeni faaliyetlere girmeyi, riskli faaliyetler içeren yeni kuruluşlar kurmayı ve risk kontrol sistemlerini, yönetim bilgi sistemlerini veya bilgi teknolojisi sistemlerini düşünürken verimlilik açısından görüş isteyebilir. Bununla birlikte, bu tedbirlerin nihai olarak geliştirilmesi ve uygulamaya konması yönetimin sorumluluğu olarak kalmalıdır. Aslında, böyle bir danışma işlevi, iç denetim bölümünün asıl görevlerini ve sorumluluğunu hiçbir şekilde etkilememesi gereken tali bir görev teşkil eder. Müteakip iç denetim raporları, eksiklikler ve zayıf noktalara ilişkin tavsiyeler ve iç kontrollerin artırılmasına yönelik öneriler içerebilir.

 

Profesyonel yeterlik

 

İlke 8

 

Her iç denetçinin ve bir bütün olarak iç denetim bölümünün profesyonel yeterliği, bankanın iç denetim işlevinin uygun biçimde işleyişi açısından vazgeçilmez önem taşır.

 

23.       Her iç denetçinin profesyonel yeterliği ile motivasyonu ve sürekli eğitimi, iç denetim bölümünün etkililiğinin ön şartlarıdır. Profesyonel yeterlik, bu görevin niteliği ve denetçinin bilgi toplama, inceleme, değerlendirme ve aktarma kapasitesi dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Bu bakımdan, bankaların faaliyetlerinin karmaşıklığının gittikçe artığı ve mali sektördeki gelişmelerin bir sonucu olarak iç denetim bölümünün yapması gereken görevlerin gittikçe çeşitlendiği dikkate alınmalıdır.

 

24.       İç denetim bölümündeki profesyonel yeterlik, özellikle de bilgi ve tecrübe, üzerinde dikkatle durulması gereken bir konudur. Bundan çıkarılacak başlıca sonuç, bir bütün olarak bölümün, bankanın faaliyet gösterdiği bütün alanları inceleme yeterliğine sahip olması gerektiğidir.

 

25.       Sürekli olarak benzer görevler veya rutin işler yapması bir iç denetçinin eleştirel değerlendirme kapasitesini etkileyebilir. Dolayısıyla mümkün olan her durumda iç denetim bölümü içindeki personelin rotasyona tabi tutulması tavsiye edilir. Bu rotasyon, iç denetçilerin bağımsızlığını tehlikeye düşürmeyen bir biçimde yapılmalıdır.

 

26.       Profesyonel yeterlik, her elemanın sistematik olarak sürekli eğitime tabi tutulması yoluyla sürdürülmelidir. İç denetim bölümündeki bütün personel, denetim teknikleri ve bankacılık faaliyetleri konusunda yeterli bilgiye sahip olmalıdır.

 

Faaliyetin kapsamı

 

İlke 9

 

Bankanın her faaliyeti ve her birimi iç denetimin kapsamına girmelidir.

 

27.       Şube veya bağlı kuruluşlar ile dış kaynaklardan temin edilen faaliyetler de dahil olmak üzere bankaların hiçbir faaliyeti ve birimi iç denetim bölümünün tahkikat kapsamı dışında tutulamaz. İç denetim bölümü, görevlerinin ifası ile ilgili olduğu her durumda bankanın herhangi bir faaliyetini veya birimini incelemeye ve yönetim bilgileri ile bütün danışma ve karar verme kurullarının tutanakları dahil olmak üzere bankanın bütün kayıt, dosya ve verilerini görmeye yetkili olmalıdır.

 

28.       Genel bir perspektiften, iç denetimin kapsamı, iç kontrolün uygunluğunun ve verilen görevlerin yerine getirilme biçiminin incelenmesi ve değerlendirilmesini içermelidir. Birçok bakımdan bu bankanın iç kontrol sisteminin bir risk analizini temsil eder.

 

29.       İç denetim bölümü özellikle şunları değerlendirmelidir:

 

·         Bankanın politikalara ve  (nicel olan ve olmayan) risk kontrollerine riayeti;

·         Dış raporlama dahil olmak üzere finans ve yönetim bilgisinin (bütünlük, doğruluk ve kapsam dahil) güvenilirliği ve zamanındalığı;

·         Elektronik bilgi sistemlerinin sürekliliği ve güvenilirliği; ve

·         Bölümlerin işleyişi.

 

İç denetim bölümü, bankaların teşkilatlanma ve yönetim biçimine ilişkin olarak gözetim otoritesi tarafından yayımlanan politikalar, ilkeler, kurallar ve esaslar dahil olmak üzere bankanın faaliyetlerinin tabi olduğu yasal ve düzenleyici hükümleri yeterince dikkate almalıdır. Bununla birlikte, bu husus iç denetim bölümünün bir riayet işlevi üstlenmesi gerektiği anlamına gelmez.

 

30.       Bazı bankalar, bankanın belirli bir faaliyetini veya birimini kontrol etmek veya izlemek için ayrı bölümler kurmuşlardır. Bu bölümler iç kontrol sisteminin bir parçasını oluşturduğundan varlıkları iç denetim bölümünü bu belirli faaliyet veya birimleri inceleme sorumluluğundan kurtarmaz. Bununla birlikte, iç denetim bölümü görevlerini yerine getirirken çeşitli kontrol bölümleri tarafından bildirilen bilgileri verimlilik açısından kullanabilir. Ne var ki, iç denetim bölümü, bankanın faaliyetlerinin veya ilgili birimin iç kontrolünün yeterli biçimde işlediğini incelemekten ve değerlendirmekten tek başına sorumlu olmaya devam eder.

 

31.       Bankanın yurt dışında önemli bir şubesi varsa, iç denetim bölümü çalışmasının verimliliği ve sürekliliğini garantiye almak için yerel bir ofis kurmayı düşünmelidir. Bu yerel ofis bankanın iç denetim bölümüne bağlı olmalı ve bu belgede öngörülen ilkelere uygun şekilde teşkilatlandırılmalıdır.

 

32.       Ayrı hukuki varlıklar olarak bankacılık alanındaki ve diğer sektörlerdeki bağlı kuruluşlar kendi iç kontrollerinden ve kendi iç denetim işlevlerinden bu belgenin hükümlerine göre kendileri sorumludurlar. Bu bağlı kuruluşlarda, iç denetim işlevi ana şirketin iç denetim bölümü tarafından gerçekleştirilebilir. Kendi iç denetim bölümleri olan bağlı kuruluşlar ana şirketin iç denetim bölümüne rapor vermelidir. Bu durumda, yerel yasal veya düzenleyici hükümler ve talimatlar saklı kalmak kaydıyla, ana şirket kendi iç denetim bölümünün bağlı kuruluşların bütün faaliyetlerini ve birimlerini sınırlama olmaksızın inceleyebilmesini ve yeterli aralıklarla yerinde denetim yapmasını sağlamak için gerekli bütün tedbirleri almalıdır.

 

33.       Gerek yurt dışı şubeler gerek bağlı kuruluşlar için, iç denetim ilkeleri ana banka tarafından merkezden tesis edilmelidir. Ana banka tüm grup için denetim talimatları hazırlamalıdır. Ancak bankanın iç denetim bölümü yerel iç denetim elemanlarının işe alınması ve değerlendirilmesine katılmalıdır.

 

34.       Yukarıda tanımlanandan daha karmaşık grup yapıları söz konusu olduğunda, iç denetim işlevi bu belgede öngörülen ilkelere uyacak şekilde teşkilatlandırılmalıdır.

 

Bankanın iç sermaye değerlendirme usulü

 

İlke 10

 

Banka iç sermaye değerlendirme sürecinin çerçevesinde, bankanın iç denetim bölümü, bankanın karşı karşıya olduğu çeşitli riskleri ölçme sistemini, bankanın riskleri ile sermaye düzeyini ilişkilendirmek için geliştirdiği sistemi ve iç sermaye politikalarına riayeti izlemek için tesis edilen yöntemi düzenli olarak ve bağımsız bir biçimde incelemelidir.

 

35.       Bir bankanın risk kabul ve sermaye değerlendirme süreci, tipik olarak daha çok bankanın farklı alanlardaki risk/ödül mübadelesini en yüksek düzeye çıkarmak üzere geliştirilmiş olan ticari stratejilerin incelenmesi üzerinde odaklanmış olan risk yönetim sürecinden farklıdır. Risk yönetimi süreci de iç denetim tarafından incelenmelidir.

 

36.       İç denetçiler ve dış denetçiler görevlerini bu amaçla iyi bir biçimde yerine getirmişlerse, gözetim merci bankanın sermaye yeterliğini ve mevzuattaki sermaye oranlarına uyumunu, iç ve dış denetçilerin yaptığı incelemelere dayandırabilir.

İç denetimin işleyişi

 

Çalışma yöntemleri ve denetim türleri

 

İlke 11

 

İç denetim, bir denetim planının hazırlanmasını, eldeki bilgilerin incelenmesi ve değerlendirilmesini, sonuçların bildirilmesini ve tavsiyelerin ve sorunların izlenmesini içerir.

 

37.       Farklı iç denetim türleri vardır, örneğin:

 

·         Muhasebe sistemi ve bilgileri ile sonuçta ortaya çıkan yıllık hesapların güvenilirliğini incelemeye yönelik mali denetim;

·         Kanunlara, düzenlemelere, politikalara ve usullere riayeti denetleme amacına yönelik riayet denetimi;

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

4/1/2008

Bir İç Denetim Raporu (1)

Bankalarda İç Denetim ve Bankacılık Gözetim Otoritesinin

İç ve Dış Denetçiler ile İlişkisi

 

  

Bankacılık Gözetimine İlişkin Basel Komitesi tarafından

yayımlanan danışma belgesi

 

 

30 Kasım 2000 tarihine kadar görüş bildirilmek üzere yayımlanmıştır

 

 

Basel Bankacılık Gözetim Komitesinin

Muhasebe Konuları Çalışma Grubu

 

Başkan:

Dr Arnold Schilder,

De Nederlansche Bank, Amsterdam

 

Commisssion Bancaire et Financiere, Brüksel

Bay Marc Pickeur

Office of the Superintendent of Financial Institutions (Finans Kurumları Denetim Otoritesi)   Ottowa, Kanada

Bayan Donna Bovolenas

Commission Bancaire, Paris

Bay Philippe Bui

Deutsche Bundesbank, Frankfurt am Main

Bay Karl-Heinz Hillen

Bundesaufsichtsamt für Kreditwesen, Berlin

Bay Ludger Hanenberg

Banca d'Italia, Roma

Dr Carlo Calandrini

Bank of Japan (Japonya Merkez Bankası), Tokyo

Bay Hiroshi Ota

Financial Services Agency, (Finans Hizmetleri Kurumu) Tokyo

Bay Takuei Maruyama

Commission de Surveillance du Secteur Financier, Lüksemburg

Bay Guy Haas

De Nederlandsche Bank, Amsterdam

Bay Jacques Peters

 

Bay Andre van Dorssen

Finansinspektionen, Stockholm

Bay Hans Hultin

Eidgenössische Bankenkommission, Bern

Bay Stephan Rieder

Bank of England, (İngiltere Merkez Bankası) Londra

Bay Dermot Trimble

(Haziran 2000’e kadar)

 

Bayan Mairead Devine

(Haziran 2000’den itibaren)

Financial Services Authority (Finans Hizmetleri Kurumu), Londra

Bay David Swanney

Board of Governors of the Federal Reserve System (Federal Rezerv Sistemi Guvernörler Kurulu), Washington, D.C.

Bay Gerald Edwards

Federal Reserve Bank of New York

Bay James Beit

Office of the Comptroller of the Currency (Bankalar ve Banknot Kontrolörlüğü), Washington, D.C.

Bay Zane Blackburn

Federal Deposit Insurance Corporation (Federal Mevduat Sigortası Kurumu), Washington, D.C.

Bay Robert Storch

 

Gözlemciler

 

Avrupa Komisyonu, Brüksel

Bay Patrick Brady

Oesterreichische Nationalbank, Viyana

Bay Martin Hammer

Saudia Arabian Monetary Agency (Suudi Arabistan Para Kurumu), Riyad

Bay Tariq Javed

Monetary Authority of Singapore, (Singapur Para Kurumu), Singapur

Bay Timothy Ng

 

Sekreterya

 

Basel Bankacılık Gözetim Komitesi Sekreteryası, Bank for International Settlements (Uluslararası Ödemeler Bankası)

 

 


 

 

Görüş Bildirme Çağrısı

 

Basel Komitesi bu belgeyi görüş almak üzere yayımlamaktadır ve belgenin tüm yönleri hakkında görüş bildirilmesini memnuniyetle karşılayacaktır. Özellikle aşağıdaki konularda görüş istenmektedir:

 

1.            İç denetimin tanımı. Belgede alıntılanan[1] tanım, iç denetçiler için danışmanlık faaliyetini içermektedir. Bununla birlikte, birçok kişi, müşavirlik veya danışmanlığın, bir banka içinde iç kontrol sistemlerini incelemek ve değerlendirmek için tesis edilmiş bağımsız bir değerlendirme işlevi olan iç denetim işlevinde ancak tali bir yere sahip olduğu görüşündedir. Tebliğin bu bakımdan yeterince dengeli olduğu görüşünde misiniz?

 

2.            İç denetçilerin "bekçilik" görevi. Kimileri, iç denetçilerin gözetim otoritelerine bilgi açıklama yetki ve sorumluluğunu taşıması gerektiğini ileri sürmekte, kimileri ise bu "bekçilik" görevinin, yönetim ile iç denetçi arasında güvene dayanan ilişkiyi zayıflatacağını savunmaktadır. Bununla birlikte, genellikle denetim mevzuatında iç denetçilere denetim sonuçlarını, bulguları, görüşlerini ve diğer konuları, kuruluş dışındaki kişilerin dikkatine sunmaksızın rapor etmelerini sağlayan yeterli mekanizmaların bulunmasının iyi bir uygulama olduğu düşünülmektedir. Bu mekanizmalar uygun yönetim kademesine, yönetim kuruluna veya varsa denetim komitesine rapor sunulmasını içerir. İç denetim işlevi için rapor hazırlama ve sunma konularının yeterince ele alınmış olduğunu düşünüyor musunuz?

 

3.            İç denetim işlevinin ne ölçüde dış kaynaklardan temin edilebileceği. Bazı ülkeler bir bankanın iç denetim bölümünün bankanın esas faaliyetlerini incelemeye yetecek uzmanlığa sahip olmasını şart koşmuştur. Bununla birlikte bu ülkeler, iç denetim bölümünün uzman olmadığı - veya yeterince uzman olmadığı - konularda dışardan bulunacak bir uzmanın bazı incelemeleri yapmasını kabul etmektedir. Bazı başka ülkeler ise dışardan hizmet sağlama düzenlemelerini kabul etmekte, bu durumda dışardan hizmet sağlayan kuruluş hemen hemen bütün iç denetim işini yapmaktadır. Ancak bu durumda kurumun, iç denetim bölümünün başına tecrübeli bir üst yöneticiyi getirmesi ve az sayıda da olsa kendi personeli bulunması şarttır. İç denetim hizmetlerinin dışarıdan sağlanmasının sakıncaları ve avantajları ile dışardan hizmet sağlanırken alınacak tedbirler konusundaki görüşünüz nedir?

 

4.            Kurumun dış denetçisi tarafından iç denetim yapılması. Bazı ülkeler, iç denetim hizmetlerini dışardan sağlayan kuruluşun, dış denetim kuruluşundan ve dış denetim kuruluşunun şirketinden ve grubundan her bakımdan tamamen bağımsız olmasını şart koşmaktadır. Bazı ülkeler ise bir dış denetim kuruluşu olan  ve kurum için mali tablo denetimi yapan veya başka hizmetler sağlayan bir dış kuruluşu kabul etmektedir. Bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

 

Görüşler 30 Kasım 2000'e kadar aşağıdaki adrese gönderilmelidir:

 

Basel Committee on Banking Supervision

Attention: Mr Bengt A Mettinger

Bank for International Settlements

CH-4002 Basel, İsviçre

Faks: + 41 61 280 81 00 veya 41 61 280 91 00

 

İçindekiler

 

Sayfa

 

İçindekiler............................................................................................................................................................. iv

Giriş......................................................................................................................................................................... 1

İç denetim tanımı................................................................................................................................................... 2

İç denetim işlevinin hedefleri ve görevleri........................................................................................................ 2

İç denetimin ilkeleri............................................................................................................................................... 3

İç denetimin işleyişi.............................................................................................................................................. 7

Gözetim otoritesinin iç denetim bölümü ve dış denetçiyle ilişkisi............................................................... 10

Denetim Komitesi................................................................................................................................................ 14

İç denetimin dış kaynaklardan temini............................................................................................................... 15

 

 


Giriş

 

1.             Basel Bankacılık Gözetim Komitesi, bankacılık kuruluşlarında iç denetim ve gözetim otoritelerinin iç ve dış denetçilerle ilişkileri konusundaki bu belgeyi, bankacılıkta gözetim konularının ele alınması ve sağlıklı uygulamaları teşvik eden rehberlik yoluyla gözetimin güçlendirilmesi konusunda süregelen çabalarının bir parçası olarak hazırlamıştır. Bankacılık kuruluşlarındaki yeterli iç kontroller, kuruluş içindeki kontrol sistemlerini bağımsız olarak değerlendiren etkili bir iç denetim işlevi ile tamamlanmalıdır. Öte yandan, dış denetçiler bu sürecin etkinliği konusunda önemli bir geri bildirim sağlayabilirler. Banka gözetim otoriteleri, etkili politika ve uygulamaların izlendiğine ve iç ve dış denetçiler tarafından saptanan iç kontrol zayıflıkları karşısında yönetimin uygun düzeltici işlemler yaptığına kanaat getirmelidir. Nihayet, gözetim otoritesi ile iç ve dış denetçi arasında işbirliği, gözetimi optimum hale getirir.

 

2.             Bu belgede öngörülen ilkeler genel uygulama için düşünülmüş olmakla birlikte bunların özel durumlarda uygulanması, banka içinde ve dışında gözetim tekniklerinin uygulanmasına ve dış denetçilerden de bu gözetim işlevinde ne ölçüde yararlanıldığına bağlı olacaktır.

 

3.             Bu belgede, yönetim kurulu ve üst yönetimden oluşan bir yönetim yapısına atıfta bulunulmaktadır. Komite, yönetim kurulu ve üst yönetimin işlevleri bakımından ülkelerin mevzuat ve düzenleme çerçeveleri arasında önemli farklar bulunduğunu bilmektedir. Bazı ülkelerde yürütme organını (üst yönetim, genel müdürlük) görevini yerine getirmesini sağlamaya yönelik gözetim işlevi münhasıran olmasa bile esas olarak yönetim kuruluna aittir. Bu nedenle de gözetim kurulu olarak adlandırılır. Bu, yönetim kurulunun hiçbir yürütme işlevi olmadığı anlamına gelir. Bazı başka ülkelerde ise yönetim kurulu daha geniş bir yetki alanına sahiptir ve bankanın yönetimi ile ilgili genel çerçeveyi çizer. Bu farklar nedeniyle, bu belgede kullanılan yönetim kurulu ve üst yönetim nosyonları, hukuki kavramları belirlemekten çok bir banka içindeki iki karar verme işlevini adlandırma amacını taşır. Bu belgede öngörülen ilkeler her ülkenin ulusal kurumsal yönetim yapısına göre uygulanmalıdır. Basel Komitesi'nin Eylül 1999'da yayımlanan "Bankacılık Kuruluşları için Kurumsal Yönetim Yapısının Güçlendirilmesi" başlıklı belgesine başvurulması da yararlı olabilir.

 

4.             Bu belgede öngörülen ilkelere göre teşkilatlanmış bir bankadaki iç denetim işlevi, banka gözetim otoritelerinin işini kolaylaştırır. Bir iç denetim işlevini içeren güçlü iç kontrol ve bağımsız bir dış denetim, sağlam kurumsal yapının bir parçasıdır ve bu, banka yönetimi ile banka gözetim otoriteleri arasında işbirliğine dayanan bir iş ilişkisine katkıda bulunabilir. Etkin bir iç denetim işlevi, iç kontrol sisteminin kalitesi konusunda hem banka yönetimi hem de banka gözetim otoriteleri için değerli bir bilgi kaynağıdır.

 

5.             İç denetimin işlevi ve gözetim otoriteleri, iç denetçiler ve dış denetçiler arasındaki ilişki konusunda kesin bir rehberliğin tesisi, sermaye yeterliği çerçevesini, özellikle de bunun Gözetim İncelemesi Ayağını güçlendirecektir. Bu bakımdan bir bankanın iç kontrol yapısı, sermaye değerlendirme sürecinde vazgeçilmez önem taşımaktadır. Sermaye değerlendirme sürecinin etkin biçimde kontrolü, bağımsız bir incelemeyi ve uygun durumlarda, iç ve dış denetçilerin katılımını gerektirir.

 

 

İç denetim tanımı

 

6.             Haziran 1999'da, İç Denetçiler Enstitüsü Yönetim Kurulu aşağıdaki iç denetim tanımını kabul etmiştir:

 

"İç denetim, bir kuruluşun faaliyetlerine değer katmak ve bu faaliyetleri geliştirmek üzere tasarlanmış, bağımsız ve nesnel bir sağlamlama ve danışmanlık faaliyetidir. Risk yönetimi, kontrol ve kurumsal yönetim süreçlerinin değerlendirilmesi ve etkinliğinin geliştirilmesinde sistematik ve disiplinli bir yaklaşım sunarak kuruluşun hedeflerinin gerçekleştirilmesine katkıda bulunur."

 

7.             Bankacılık sektöründe iç denetim bölümü için özellikle önemli olan nesnellik ve yansızlık ihtiyacı, iç denetim bölümünün aynı zamanda müşavirlik veya danışmanlık yapması olasılığını ortadan kaldırmaz. İç kontrollerin geliştirilmesi konusunda üst yönetime danışmanlık yapılması, aynı zamanda, kontrol mekanizmalarının tesis edilmesi gerektiği sırada yönetimin bilgiye dayanan bir karar almasını sağlamanın maliyet-etkin bir yoludur. Bununla birlikte, diğer danışmanlık veya müşavirlik biçimleri, iç denetimin temel işlevi karşısında tali olmalıdır; iç denetimin temel işlevi, mali tablo hazırlama ile ilgili kontroller da dahil bankanın iç kontrol sistemlerini incelemek ve değerlendirmek amacıyla banka içinde tesis edilmiş olan bağımsız bir değerlendirme işlevidir. İç denetçiler tesis edilmesi gereken iç kontrol sistemleri konusunda üst yönetime danışmanlık yapmış olsalar bile, üst yönetim tarafından veya üst yönetimin talimatıyla kurulmuş olan iç kontrollerin iç denetçiler tarafından analizi ve eleştirilmesi engellenmemelidir.

 

8.             Bazı bankalar kontrol amaçlı bir öz-değerlendirme sistemi kurma yoluna gitmişlerdir. Bu, yönetimin ve/veya bir personel ekibinin kendi faaliyet veya işlevlerini analiz ettikleri ve ilgili iç kontrol usullerinin etkililiğini değerlendirdikleri resmi ve belgelenmiş bir süreç olarak tanımlanabilir. Bu, iç denetimin yerini almaksızın iç kontrolün verimliliğini değerlendirmekte kullanılan yararlı bir teknik olarak görülebilir.

İç denetim işlevinin hedefleri ve görevleri

 

İlke 1

 

Bankanın yönetim kurulu, üst yönetimin yeterli ve etkin bir iç kontroller sistemi, bankanın faaliyetlerindeki çeşitli risklerin değerlendirilmesine yönelik bir ölçüm sistemi, riskler ile bankanın sermaye düzeyi arasında ilişki kurulması için bir sistem ve kanunlara, yönetmeliklere ve gözetim ve düzenleme otoritelerinin politikalarına riayetin izlenmesi için uygun yöntemler oluşturulmasını  ve sürdürmesini sağlamak konusunda nihai sorumluluğu üstlenir.

 

9.             Yönetim kurulu, bankanın işlerini düzenli ve tedbirli bir biçimde yürütebilmek için (iyi tanımlanmış hedeflere referansla) yeterli bir iç kontrol sistemi kurup kurmadığını düzenli aralıklarla incelemelidir. Yönetim kurulu, bankanın, risklerin banka sermaye düzeyi ile ilişkilendirilmesi için bir sistem geliştirip geliştirmediğini de düzenli aralıklara incelemelidir. Son olarak, yönetim kurulu bankanın ticari hedeflerini gerçekleştirme doğrultusunda girdiği riskleri saptamaya ve yeterli biçimde kontrol etmeye; finans bilgileri ve yönetim bilgisinin doğruluk, güvenilirlik ve zamanlama açısından test etmeye; ve kanun ve yönetmelikler ile gözetim otoritelerinin politikaları, iç planlar, politikalar ve usullere riayeti izlemeye yönelik süreçlere sahip olmasını sağlamalıdır.

 

İlke 2

 

Bankanın üst yönetimi, bankanın girdiği risklerin saptanması, ölçümü, izlenmesi ve kontrolünü sağlayan süreçlerin geliştirilmesinden sorumludur.

 

10.           Üst yönetim, sorumluluk, yetki ve bağlılık ilişkilerinin açıkça tanımlandığı ve devredilen sorumlulukların etkili biçimde yerine getirilmesinin sağlandığı bir organizasyon yapısına sahip olmalıdır. Üst yönetim, riskleri saptayan, ölçen, izleyen ve kontrol altına alan yönetim süreçlerinin geliştirilmesinden de sorumludur. Son olarak, üst yönetim uygun kontrol politikalarını belirler ve iç kontrol sisteminin yeterliğini ve etkinliğini izler.

 

İlke 3

 

İç denetim işlevi bankanın tesis edilmiş  politikaları ve usullerinin yeterliliğinin ve bunlara riayetin bağımsız bir değerlendirmesini sağladığından, iç kontroller sisteminin ve bankanın iç sermaye değerlendirme usulünün sürekli izlenmesinin bir parçasını oluşturur. Bu şekilde, iç denetim işlevi, kuruluşun mensuplarının yukarıda tanımlanan sorumluluklarını etkili biçimde yerine getirmelerine yardımcı olur.

 

11.           Genel bir bakış açısından iç denetimin kapsamı aşağıdakileri içerir:

&nbs

28/12/2007

Kamu Mali Yönetiminde İç Kontrol Sistemi - Mustafa AKÇIL Gümrük

 

Giris

OECD 2004 Türkiye Raporunda, ekonomik durumumuz ile ilgili olarak, “hükümet harcamaları ve

borçlarındaki hızlı artıs geçen yıllarda sürekli enflasyon ile ekonominin zayıflıgının temel sebebi

olmustur. Mali disiplin konusundaki son gelismeler 2001 krizinin atlatılmasında önemli bir rol

oynamıstır. Su anki zorluk ise, daha etkin bütçe kurulusları olusturarak krizden önceki mali sapmaların

tekrar olusmasını önlemek ve harcamayı ekonomik büyüme için önemli alanlara yönelterek harcama

kalitesini yükseltmektir. Toplam mali konsolidasyonun ötesinde, harcamanın kalitesini yükseltmek

Türkiye’de acilen ele alınması gereken bir konudur, çünkü temel kamu mal ve kuruluslarının su anki

zayıflıgı ekonominin yatırım ve istihdam potansiyeli için engel teskil etmektedir.” Tespiti yapılmıstır.

Görülecegi üzere, bu degerlendirmede, ekonomimizin zayıflıgı vurgulanarak, sürekli enflasyon gibi

kronik makro ekonomik dengesizliklerin kaynagının mali disiplinden sapmaların oldugu belirtilmistir.

Bunun yanında, “harcama kalitesi” kavramından bahsedilerek, bunun kamu mali sistemimizdeki

önemi ve önceligine dikkat çekilmistir.

Pek tabii ki, Türkiye’de bir çok ekonomik tahliller yapılmakta, ekonomik ve mali bir çok tespit ortaya

konulmaktadır. Konuya OECD Raporu ile giris yapmamızın nedeni, son yıllarda Dünya Bankası gibi

kurluslarla mutabakata varılan, Avrupa Birligi süreci ile de pekisen ekonomik ve mali politikaların

genis bir sekilde uygulamaya konulmasıdır. Nitekim, söz konusu Raporda zikredilen harcama

kalitesinin yükseltilmesi önerisi ile Türkiye’deki mali yönetim reformu arasında bir paralellik

bulunmaktadır.

Kamu idarelerinin mali yönetimini düzenleyen 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu

da bu tarihlerde yürürlüge girmistir. Böylece, bu alandaki çagdas kavram ve sistemler de kamu mali

yönetimimizde yer bulmustur.

Kanunun 1. maddesinde; “Bu Kanunun amacı, kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve

hedefler dogrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir sekilde elde edilmesi ve

kullanılmasını, hesap verebilirligi ve malî saydamlıgı saglamak üzere, kamu malî yönetiminin yapısını

ve isleyisini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm malî islemlerin

muhasebelestirilmesini, raporlanmasını ve malî kontrolü düzenlemektir.” Hükmü ile kamu mali

yönetiminde amaçlar ortaya konulmustur.

Burada, kalkınma planları gibi ana politika ve hedefler ile kamu kaynaklarının elde edilmesinde ve

kullanılmasında, “etkililik”, “ekonomiklik”, “verimlilik”, “hesap verebilirlik”, “mali saydamlık”,

bunun yanında, Kanunun ilerleyen maddelerinde yer verilen, “stratejik planlama”, “performans esaslı

bütçeleme”, “iç kontrol”, “iç denetim” gibi kavram, yaklasım ve sistemlerin ön plana çıktıgı

görülmektedir.

Bu makalede esas olarak iç kontrol sistemi üzerinde durulacaktır.

ç Kontrol

s dünyasının dinamik ve rekabetçi ortamı, sirketlerin uygun bir kontrol ortamı ve iyi bir

iletisim sistemi kurma ve sonuçları izleme geregini ortaya çıkarmıstır.

Özel sektörde, iç kontrol, sirket karlılıgını saglama, misyonunu gerçeklestirme, olagan is

akısında sürprizleri aza indirgemenin bir yöntemi olarak uygulanmaktadır. Böylece, sirket

yönetimi, hızla degisen ekonomik ve rekabetçi ortamlarda, degisen müsteri talep ve

önceliklerinin ele alınması imkanına da sahip olmaktadır.

Bu süreç, profesyonel sirket yöneticileri ile birlikte etkin bir denetim faaliyetini de gerekli

kılmıstır. 1900’lü yılların baslarından itibaren iç denetim bir denetim meslegi olarak genel

kabul görmüstür.

Bu çerçevede, iç denetçilerin temel fonksiyonu, sirkete deger katmak, sirketin iç kontrol,

kurumsal risk yönetimi ve yönetisim sistemlerinin yeterli ve etkin olup olmadıgı konusunda

degerlendirmelerde bulunmak ve bu sistemlerin iyilesmesinde yardımcı olmak üzere bir

denetim faaliyeti yapma ve danısmanlık hizmetlerinde bulunmak olarak formüle edilmistir.

Sayıları ve etkinlikleri artan iç denetçiler Amerika Birlesik Devletlerinde kendi mesleki

teskilatlarını kurmuslar; böylelikle, meslegin ilke ve prensiplerini, standartlarını, etik

kurallarını, uygulama önerilerini gelistirmislerdir. ç Denetim Enstitüsü (IIA), iç denetim

faaliyetinin ana konularından olan iç kontrol degerlendirmesi üzerinde de çalısstır.

Bu çalısmaların neticesinde, Enstitü tarafından, iç kontrolün tanımı: “Kurum hedeflerinin

gerçeklestirilmesi ve risk yönetiminin gelistirilmesi amacıyla tüm yöneticiler tarafından her

türlü önlem, karar ve uygulamadır. Yönetim bu amaçla planlama yapmaktan, planları

uygulamak amacıyla organize etmekten ve kurum faaliyetlerini yönetmekten sorumludur.

Kontrol önleyici, tespit edici, veya yönlendirici olabilir. Kontrol sistemi kontrol

bilesenlerinin toplamının olusturdugu bir sistemdir.” Seklinde yapılmıstır.

Bu modelde, üst kademe yöneticiler risk yönetimi ve kontrol süreçlerinin olusturulması,

yönetilmesi sisteminin gözlenmesinden; iç denetçiler ise, kurum içi kontrol süreçlerinin

etkinliginin ve yeterliliginin sistematik bir sekilde denetlenmesinden sorumludur.

COSO (Committee of Sponsoring Organizations of the Treadway Commission) Modeli

ç kontrol ile ilgili en yaygın modellerden birisi de COSO modelidir. Buna göre: “iç kontrol

isletmenin yönetim kurulu, yönetim kadrosu, ve diger çalısanları vasıtasıyla asagıdaki

kategorilerdeki hedeflerin gerçeklestirilmesiyle ilgili olarak makul bir güvencenin

olusmasının saglanmasıdır:

• faaliyetlerdeki etkinlik ve yeterlilik,

• finansal raporlama konusunda güvenilirlik,

• mevcut kanunlar ve düzenlemelere uygunluk.

Bunlara, varlıkların korunması da ilave edilebilir.

COSO modeli, sirket yönetiminin basarılı bir iç kontrol yapısını saglayan tüm faaliyetlerin

yönetimi ve denetimiyle ilgili görevlerini kolaylastırmak amacıyla, etkin iç kontrolü

birbiriyle ilgili bes unsura dagıtmaktadır.

Kontrol Ortamı

Risk Degerlendirmesi

Kontrol Faaliyetleri

Bilgi ve iletisim

Gözlem

COSO modeli, söz konusu unsurları COSO Küpü ile su sekilde formüle etmistir:

Bunun yanında, COSO tarafından, kurumsal risk yönetimi (KRY) ile ilgili olarak, stratejilerin

belirlenmesi ve hedeflerin ortaya konulması ile degerin maksimum bir noktaya ulasacagı ifade

edilmektedir. COSO’ya göre, iç kontrol KRY’nin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu çerçevede,

kurum misyon veya vizyonunu belirleyecek, yönetim stratejik hedeflerini ortaya koyacaktır.

Kurumsal risk yönetimi 4 kategori üzerine bina edilmistir:

- Strateji; misyonu ile desteklenmis yüksek seviyedeki hedefler

- Faaliyetler; kaynakların etkili ve etkin kullanılması

- Raporlama; dogru ve zamanında ve uygun mercilere raporlama

- Uygunluk; yürürlükteki kanun ve düzenlemelere uyma

KRY, bu 4 kategori ile etkilesim içinde olan, birbiri ile iliskili 8 unsuru içermektedir:

- Kurum Ortamı

- Hedeflerin Belirlenmesi

- Durum tespiti; Kurumun hedeflerine ulasılmasını etkileyecek iç ve dıs olaylar

tanımlanmalı, riskler ve fırsatlar olarak ayrıstırılmalıdır. Fırsatlar kurum hedeflerini

belirlemede dikkate alınmalıdır.

- Risk Degerlendirme; Riskler analiz edilir, nasıl yönetilecegini belirlemek için etki ve

olasılıkları düsünülür.

- Risklere Karsı Alınan Durum; Kurumun risk politikaları dogrultusunda, risklere karsı,

kaçınma, kabul etme ve etkisini düsürme/paylasma gibi alınacak bir dizi eylem planı

gelistirilmelidir.

- Kontrol Faaliyetleri; Risklere karsı alınan durumun etkin bir sekilde islerligini

saglamak için uygun politika ve prosedürler kurulmalı ve uygulanmalıdır.

- Bilgi ve letisim; Personelin sorumluluklarını yerine getirebilmesi bakımından ilgili

bilgiler tanımlanmalı, kaydedilmeli uygun bir tarzda ve zamanında iletilmelidir.

- zleme

ç kontrol sisteminde COSO’nun prensipleri de su sekilde ortaya konulmustur:

1. Bütünlük ve Ahlaki Degerler 13. Kontrol Faaliyetlerinin Seçimi ve Gelistirilmesi

2. Üst Yönetimin Önemi 14. Bilgi Teknolojisi

3. Yönetim Anlayıs ve Yaklasımı 15. Bilgi Gereksinimi

4. Teskilat Yapısı 16. Bilgi Kontrolü

5. Finansal Raporlama Yetkinligi 17. Yönetim Haberlesmesi

6. Yetki ve Sorumluluk 18. Asagıdan Yukarıya letisim

7. nsan Kaynakları 19. Kurum Dısı Taraflar ile letisim

8. Dogru Finansal Raporlamanın Önemi 20. Sürekli zleme

9. Finansal Raporlama Risklerinin Tanımlanması ve Analizi 21. Müstakil Degerlendirme

10. Yolsuzluk Risklerinin Degerlendirilmesi 22. Yetersizliklerin Raporlanması

11. Kontrol Faaliyetlerinin Unsurları 23. Yönetim slevi

12. Kontrol Faaliyetlerinin Risk Degerlendirme ile Bagı 24. Yönetim ve Denetim Komitesi

25. Diger Personel

Ünlü denetim sirketlerinin de karısgı büyük sirket skandallarından sonra, Amerikada,

özellikle hissedarlar olmak üzere bütün paydasların haklarının korunması geregi hissedilmis,

sirketlerin finansal tablolarının güvenirligi ön plana çıkmıstır. IIA, ortaya koydugu iç kontrol

modelinde, bu kosullardan etkilenerek finansal raporlamanın önemi, dogrulugu ve analizi

üzerinde agırlıklı olarak durmustur.

COSO’nun, iç kontrolü, bir kurumun amaçlarını gerçeklestirmeye yönelik izlenecek en iyi

yol ve yöntemler bütünü olarak ortaya koydugu görülmektedir. Kurumun amaçlarının orta ve

uzun vadeli hedefleri ve misyonu ile uyumlu olması vurgulanmaktadır. Kurum yönetiminin,

amaç ve hedeflere ulasılmasını önleyecek riskleri belirleme, tanımlama ve gereken önlemleri

alma konusunda bir mekanizma olusturması tavsiye edilir. Bunun için kurumun iyi organize

olması, belli degerler etrafında bütünlesmesi, iyi bir iletisim agına sahip olması gereklidir.

Böylece, amaçlara ulasma bütün personelin bir vazifesi olmaktadır. Kurumun risk yönetimi,

kontrol ve yönetisim süreçlerinin etkinligini degerlendirmek ve gelistirmek amacına yönelik

denetim faaliyeti yürütecek iç denetimin de denetim komitesine baglı olması ile fonksiyonel

bagımsızlıgı saglanacaktır. Bu sekilde, kurumun faaliyetlerindeki etkinlik ve yeterliligi;

finansal raporlama konusunda güvenilirligi; mevcut kanunlar ve düzenlemelere uygunlugu

konularında makul bir güvence olusturulacaktır.

Kamu Kesiminde ç Kontrol Kavramı

Kamu kesiminde ise, kamu mali yönetiminin bir unsuru olarak, “ç kontrol; idarenin

amaçlarına, belirlenmis politikalara ve mevzuata uygun olarak faaliyetlerin etkili, ekonomik

ve verimli bir sekilde yürütülmesini, varlık ve kaynakların korunmasını, muhasebe

kayıtlarının dogru ve tam olarak tutulmasını, malî bilgi ve yönetim bilgisinin zamanında ve

güvenilir olarak üretilmesini saglamak üzere idare tarafından olusturulan organizasyon,

yöntem ve süreçle iç denetimi kapsayan malî ve diger kontroller bütünüdür.” (5018 sayılı

Kanun, madde: 55)

56’ıncı maddede, iç kontrolün amacı;

- Kamu gelir, gider, varlık ve yükümlülüklerinin etkili, ekonomik ve verimli bir sekilde

yönetilmesini,

- Kamu idarelerinin kanunlara ve diger düzenlemelere uygun olarak faaliyet

göstermesini,

- Her türlü malî karar ve islemlerde usulsüzlük ve yolsuzlugun önlenmesini,

- Karar olusturmak ve izlemek için düzenli, zamanında ve güvenilir rapor ve bilgi

edinilmesini,

- Varlıkların kötüye kullanılması ve israfını önlemek ve kayıplara karsı korunmasını,

Saglamak seklinde belirtilmistir.

Görülecegi üzere, Kanunumuzun ortaya koydugu iç kontrol sistemi ile COSO modelinin

ortaya koydugu; faaliyetlerdeki etkinlik ve yeterlilik, finansal raporlama konusunda

güvenilirlik, varlıkların korunması ve mevcut kanunlar ve düzenlemelere uygunluk amaçları

arasında bir paralellik bulunmaktadır.

Ortaya konulan iç kontrol sistemi teoride üretilen ilkelerin uygulamaya konulması ile

amacına ulasacaktır. Bu çerçevede, söz konusu unsurlara bir göz atacak olursak;

Kontrol ortamı: ç kontrol sisteminin uygulanması için iyi bir kontrol ortamına ihtiyaç

bulunmaktadır. Çalısanların kontrol bilincini etkileyerek kurumun faaliyet tarzını belirler.

Organizasyonda disiplin ve düzen saglar. Organizasyon yapısı, dürüstlük ve etik degerler,

yeterlilik ve ehillik (liyakat), üst yönetimin katılım düzeyi, yönetim sekli ve felsefesi, yetki

ve sorumluluk dagılımı, personel politikaları kontrol ortamının unsurlarını olusturmaktadır.

Bu kategori, iç kontrol çerçevesini her yönüyle kapsamaktadır. Tutum, davranıs, farkındalık,

yeterlilik ve üslup gibi kavramları içermektedir

Kanunun “Kontrolün yapısı ve isleyisi” baslıklı 57’inci maddesinin 2’inci fıkrasında;

“Yeterli ve etkili bir kontrol sisteminin olusturulabilmesi için; mesleki degerlere ve dürüst

yönetim anlayısına sahip olunması, malî yetki ve sorumlulukların bilgili ve yeterli

yöneticilerle personele verilmesi, belirlenmis standartlara uyulmasının saglanması, mevzuata

aykırı faaliyetlerin önlenmesi ve kapsamlı bir yönetim anlayısı ile uygun bir çalısma

ortamının ve saydamlıgın saglanması bakımından ilgili idarelerin üst yöneticileri ile diger

yöneticileri tarafından görev, yetki ve sorumluluklar göz önünde bulundurulmak suretiyle

gerekli önlemler alınır.” Hükmü ile kontrol ortamının önemine vurgu yapılmıstır. Ayrıca, ç

Kontrol ve Ön Mali Kontrole liskin Usul ve Esaslar’ın 7’nci maddesinde, darenin

yöneticileri ve çalısanlarının iç kontrole olumlu bir bakıs saglaması, etik degerlere ve dürüst

bir yönetim anlayısına sahip olmasının esas oldugu belirtilmistir.

Bu düzenleme ile, Mesleki degerler, meslek standartları, ahlaki degerler, liyakat, kontrol

standartları, kontrol faaliyetleri, yönetim anlayısı-organizasyon gibi iç kontrol unsurları ortaya

konulmus; dürüst yönetim anlayısına sahip olunması, malî yetki ve sorumlulukların bilgili ve

yeterli yöneticilerle personele verilmesi, kapsamlı bir yönetim anlayısı ile uygun bir çalısma

ortamının ve saydamlıgın saglanması, yöneticilerin katılımı, görev, yetki ve sorumlulukların

göz önünde bulundurulması dile getirilmistir.

Kanunumuzun kamu idarelerinde uygun bir kontrol ortamı olusturulması konusunda çagdas

uygulamalar paralelinde bir yaklasım sergiledigi açıkça görülmektedir. Hatta bu alandaki ilke

ve standartlar ile belli görevleri üstleneceklerin nitelikleri açıkça belirtilmistir. Buradan

hareketle, kamu kurumlarındaki yeni anlayısın su temeller üzerine oturacagı söylenebilir:

Vizyon ve misyonunu belirlemis, stratejik planını yapmıs, amaç ve hedeflerini ortaya koymus,

görevlerini de en az maliyetle en çok çıktı saglayacak üzere; ancak, çıktılarını fayda ve genel

tatmin üzerine oturtmus bir hizmet anlayısı hakim olmalıdır. Kaynakların etkili kullanımı

ilkesi, dogal olarak, harcama yetkililerinin hesap verebilirliligi ilkesini getirmektedir.

Saydamlık ilkesi geregi, planlar, uygulamalar, üretilen bilgi ve istatistikler, elde edilen çıktılar

kamuoyunun bilgisine sunulacaktır. Ahlaki degerler kurum personelinin her zaman dikkate

alacagı rehberlerdir. Bu rehberler, çalısanların kurumlarına olan baglılıgını kuvvetlendirecek,

kurum hedeflerine ulasmada motivasyon saglayacaktır. Konulan hedefler ölçülebilir

olacagından, kurumun ve çalısanların performansı degerlendirilebilecektir. Dogal olarak,

teskilat yapısı kurumun misyonunu ortaya çıkarmaya yönelik olacaktır. Bu yapı içinde insan

kaynaklarının önemi büyüktür. Her görev liyakatlı elemanlar tarafından yürütülmelidir. Bu

çerçevede yetki ve sorumluluk dengesi kurulmalıdır.

Bu ve bezeri anlayıs, yeterlilik, üslup, risk yönetimi, kontrol faaliyetleri, bilgi ve iletisim ve

izleme unsurları için uygun bir zemin olusturacak ve basarı sansını artıracaktır.

Risk degerlendirmesi: COSO modelinde, ticari faaliyet hedeflerinin gerçeklestirilmesine

yönelik risklerin yönetim tarafından tanımlanmasını ve degerlendirmesini kapsar. Bir risk

degerlendirme sürecinde her bir ticari faaliyet hedefi, en üst seviyeden en alt seviyeye kadar

belgelenir ve hedefe ulasmayı tehlikeye düsüren ya da engelleyen her bir risk tanımlanarak,

önem sırasına göre düzenlenir.

Faaliyet ortamındaki degisiklikler, yeni eleman alımları, yeni veya gelistirilmis sistemler, hızlı

büyüme ve ekonomik kosullardaki degisiklikler, yeni teknoloji, yeni faaliyet konuları,

yeniden yapılandırma faaliyetleri muhtemel risk doguran konulardır.

5018 sayılı Kanunda her ne kadar risk yönetimine iliskin bir düzenleme yapılmamıs ise de,

ç denetim” baslıklı 63’üncü maddesi; “ç denetim, kamu idaresinin çalısmalarına deger

katmak ve gelistirmek için kaynakların ekonomiklik, etkililik ve verimlilik esaslarına göre

yönetilip yönetilmedigini degerlendirmek ve rehberlik yapmak amacıyla yapılan bagımsız,

nesnel güvence saglama ve danısmanlık faaliyetidir. Bu faaliyetler, idarelerin yönetim ve

kontrol yapıları ile malî islemlerinin risk yönetimi, yönetim ve kontrol süreçlerinin etkinligini

degerlendirmek ve gelistirmek yönünde sistematik, sürekli ve disiplinli bir yaklasımla ve

genel kabul görmüs standartlara uygun olarak gerçeklestirilir.” Hükmünü amirdir. Görülecegi

üzere, iç denetim birimleri, esas olarak, idarelerin yönetim ve kontrol yapılarının yanında,

mali islemlerin risk yönetiminin etkinliginin degerlendirmesi ve gelistirmesi konusunda

faaliyet yürütecektir.

Bunun yanında, ç Kontrol ve Ön Mali Kontrole liskin Usul ve Esaslar’ın “Risk

degerlendirmesi” baslıklı 7/b maddesinde; “Risk degerlendirmesi, mevcut kosullarda

meydana gelen degisiklikler dikkate alınarak gerçeklestirilen ve süreklilik arz eden bir

faaliyettir. dare, stratejik planında ve performans programında belirlenen amaç ve hedeflerine

ulasmak için iç ve dıs nedenlerden kaynaklanan riskleri degerlendirir.” Hükmünü amirdir.

Burada, Gümrük Müstesarlıgı s ve Yönetim Planı Türk Gümrüklerinin s Stratejisi ve Ulusal

Eylem Planının 5.3 numaralı stratejik hedefinin “Merkez ve tasra teskilatı için risk yönetimi

stratejisi hazırlanacak ve Risk Analizleri Dairesi Baskanlıgı olusturacaktır.” Seklinde

oldugunu vurgulamak gerekir.

Bu süreç, önümüzdeki günlerde kamu idarelerinin kurumsal risk yönetimi kavramı ile daha

ilgili olacagını göstermektedir.

Kontrol Faaliyetleri: COSO modelinde, Kontrol faaliyetleri, ticari faaliyet hedeflerinin

gerçeklestirilmesini ve risk azaltma stratejilerinin yürütülmesini saglamak amacıyla

kullanılan politikalar, kurallar ve uygulamalardır. Özellikle her bir kontrol hedefine yönelik

olarak, belirlenen riskleri azaltmak amacıyla düzenlenir.

Kontrol tedbirlerini almak ve kontrol faaliyetlerini yürütmek idari bir görev ve

sorumluluktur. Basta üst yöneticiler olmak üzere, bütün personel, kurumlarının amaçlarına

ulasılmasını önleyecek unsurlara ve risklere karsı duyarlı olmak durumdadır.

Görevler ayrılıgı ilkesi ile görev ve yetkilerin aynı kiside birlesmesinin önlenmesi, belli isler

için onay ve muvafakat aranması, islemlerin kayıt altına alınması, fiziki sayımlar

uygulamadaki kontrol faaliyetlerinin belli baslılarındandır. Bu kontroller, teoride, önleyici,

tespit edici ve düzeltici kontroller olarak sınıflandırılmıstır. Gümrük islemlerinde, X-Ray

cihazlarını önleyici ve tespit edici kontrol faaliyetlerine bir örnek olarak verebiliriz.

Bu noktada, 5018 sayalı Kanunun yürürlüge girmesinden önceki dönemlerde kamu

kesiminde kontrol faaliyetlerinin olmadıgını söylemek mümkün degildir. Ancak, bu

faaliyetlerin ne kadar etkin oldugu, sistematik olarak uygulanıp uygulanmadıgı, önleyici

kontrollerin ihmal edilip edilmedigi, her bir kurum ve birimlerde kontrol faaliyetlerinin

yeterliligi ve etkinliginin degerlendirilip degerlendirilmedigi gibi hayati sorulara da olumlu

cevap vermekte zorlanıldıgı da muhakkaktır. 5018 sayılı Kanunun getirdigi en önemli

yenilik, Dünyadaki uygulamalara paralel olarak, yönetim, kontrol ve denetim faaliyetlerine

bütüncül bir bakıs açısı getirilmesidir. Sistem bir bütündür, birbirini beslemekte ve

desteklemektedir.

Buradan hareketle, yeni sistem, üst yöneticiye Kuruma aktarılan kaynakların etkin, etkili ve

verimli kullanılması sorumlulugunu yüklemektedir. Üst yöneticisi bu yetkisinin yanında

hesap verme yükümlülügü ile de karsı karsıyadır. Üst yönetici bu sorumlulugu iyi bir iç

kontrol sistemi kurarak üstlenecektir. Böylece, kaynakların en iyi sekilde kullanıldıgı,

usulsüzlüklere karsı gerekli tedbirlerin alındıgı konusunda makul bir güvenceye sahip

olacaktır. Dünyadaki gelismeler bu sistemin dahi sapmalara açık oldugunu göstermistir. ste,

kurulan iç kontrol sistemin yeterli olup olmadıgı ve etkin isleyip islemedigini de iç denetim

degerlendirecektir. Böylece ana sistem tamamlanmıs olmaktadır.

Bilgi ve iletisim: Uygun bir usul ve zaman çerçevesinde, yönetimin çalısanlara talimatları

ulastırması ile kontrol faaliyetlerinin etkin bir sekilde gerçeklestirilmesi desteklenir.

Usul ve Esaslarda, bu unsur; “darenin ihtiyaç duyacagı her türlü bilgi uygun bir sekilde

kaydedilir, tasnif edilir ve ilgililerin iç kontrol ile diger sorumluklarını yerine

getirebilecekleri bir sekilde ve sürekli iletilir.” Seklinde ifade edilmistir.

Burada, idarelere, bilgilerin kaydedilmesinin yanında tasnif edilmesi yükümlülügü de

getirilmistir. Kayıt ve tasnif edilen bilgiler sürekli veya periyodik olarak ilgililere aktarılması

gerekir. Bunun için idarelerin uygun iletisim kanallarına ihtiyacı bulunmaktadır. letisim

kanallarının sadece bilgiyi iletmek için degil, aynı zamanda bilgiyi elde etmek için de

kullanılması gerekir. Bu bakımdan, iletisim kanalları asagıdan yukarıya oldugu gibi, alt

kesimden bilgi saglayacak sekilde de dizayn edilmelidir.

Gözlem: ç kontrolün kalitesini, yeterlilik ve etkinligini degerlendirme ve belirme sürecidir.

Usul ve Esaslarda, bu unsur; “iç kontrol sistem ve faaliyetleri sürekli izlenir, gözden geçirilir

ve degerlendirilir.” Seklinde düzenlenmistir.

ç kontrol sisteminin kurulması ve islerliligi üst yönetimimin bir sorumlulugu oldugu gibi,

izleme unsuru da yönetimin görev ve yetkisinde bulunmaktadır. Üst yönetim bu görevini iç

denetçiler aracılıgı ile de yerine getirebileceklerdir. Bununla birlikte, iç denetim birimi iç

kontrol sisteminin etkin ve yeterli olup olmadıgını degerlendirecek, sistemin gelistirilmesi için

önerilerde bulunacaktır.

Türkiye’de dıs degerlendirme Sayıstay tarafından yapılacagından, bu Kurum tarafından

idarelerin iç kontrol sistemlerinin degerlendirmesi ayrıca yapılacaktır.

Kontrol Standartları

Uluslar arası Sayıstaylar Birlig

28/12/2007

Denetimde Hedef ve Beklentiler - Şener GÖNÜLAÇAR - MEB

ÖZET

 

Uluslararası uygulamalarda denetim, ‘kadavraya otopsi yapmaktan ziyade, hayattakilere

koruyucu hekimlik yapmak’ yonunde bir değsim, donusum gecirmektedir.

Turk Kamu Yonetiminin bir parcasıolan teftis sistemi, ic denetim

adıverilen yeni bir modelle tanımıtı. Uluslararasıstandartları yonetime değr

katma cabası guvence vermesi, danımanlı hizmeti ve etik kodlarıile klasik

teftis sisteminin uzağıda olan bu yeni denetim motifi; amacları kapsamı

ilkeleri ve evrensel gecerliliğ sahip standartlarıcercevesinde ele alımıtı.

Anahtar Sozcukler: Đc Denetim, Teftis, Uluslararası Denetim Standartları.

Abstract

In international applications inspection faces a change and transformation in

‘being preventive medicine to the alive rather than being an autopsy to the

corpse’. Inspection system which is a part of the Turkish Public Administration

is met with a new model called internal audit. Internal audit, which is an inspection

pattern that is far from classical inspection system in its international

standards, efforts to add value to governance, guarantee, advisory assistance

and ethical codes, is evaluated with its aims, scope, principles and international

standards.

Key Words: Internal Audit, Inspection, International Audit Standards.

* Bu makale Mali Hukuk Dergisinin 130 (Temmuz-Ağustos 2007) ve 131 (Eylul-Ekim 2007)’inci

sayıarıda yayılanmıtı.

2 / 21

Giris

Cağdas yonetimler, yuzlerini hiyerarsik burokrasiden iyi yonetisime doğru cevirmis durumdadırlar.

Otoriteye dayalı politika olusturma ve uygulama surecini iceren “yonetim” kavramıı

aksine “yonetisim” kavramı vatandasları cıarlarıı birlestirildiğ, farklıılar arasıda orta

yol bulunduğ, hak ve sorumlulukları hayata gecirildiğ mekanizmaları surecleri ve kurumlarıkapsamaktadı. Saydamlı, kamu kaynaklarıı etkili kullanıı katıı, durustluk ve

hesap verme sorumluluğ “iyi yonetisim” in temel unsurlarıarasıda sayımaktadı.1

Daha kaliteli mal ve hizmet uretme eğilimi ve rekabet ortamı organizasyonları değisime zorlamaktadır.

Kamu yonetimleri de organizasyon olarak değisimdeki yerini almak cabasındadır.

Daha fazla yetkilendirme ve sorumluluk ustlenme; burokratik kademelerin azaltılması; katılımcı

ve ekip calısmasına dayanan bir yonetim anlayısının gelistirilmesi; kuculme ve genel

giderlerin kısılması; sureclerin kolaylastırılması; değer yaratmayan faaliyetlerin ortadan kaldırması,

sistemlerin ve sureclerin yeniden yapılandırılıp kolaylastırılması, gereksiz islerin

azaltılması, en iyi uygulama orneklerinin adapte edilmesi ve geleneksel denetim sureclerinin

yeniden dizayn edilmesi gibi yaklasımlar evrensel duzeyde kabul gormeye baslamıstır.2

Yonetim felsefelerinin değismeye basladığı bir duzlemde, yonetimin bir alt sureci olan denetimde

de değisimin olması olağandır. Turkiye’deki klasik teftis anlayııı cağas gelismelerin

dııda kalarak, tukenise doğu yol aldığıdusuncesi, kamu yonetimi ve isletme yonetimi

alanıda calıan bilim adamlarıca dile getirilmektedir. Đcelemede, denetimin yonunu geleneksel

teftisten ic denetime yoneltmesi zorunluluğ ve ic denetimle gelen yeni tutumlar uzerinde

durulacaktı.

 

1. Geleneksel Teftis ve İç Denetim

Denetim; orgutsel eylemlerin ve islemlerin, ongorulen amaclar doğrultusunda, benimsenen

ilke ve kurallara uygunluğunun belirlenmesidir. Denetimde temel amac, orgut amaclarının

gerceklestirilme derecelerini saptayarak, orgutun etkililik, ekonomiklik ve verimlilik duzeylerini

yukseltmek ve onun gelistirilmesini sağlamaktır.

Kamu Yonetiminde, idarenin eylem ve islemlerinin kontrolu maksadıyla tesis edilmis birden

fazla denetim vasıtası mevcuttur. Bunlar; ic denetim, dıs denetim, hiyerarsik denetim ve vesayet

denetimini kapsayan Đdari Denetim; yasama erkinin uhdesinde bulunan soru, meclis arastırması,

genel gorusme, meclis sorusturması, gensoru ile dilekce hakkı ve Đnsan Haklarını Đnceleme

Komisyonu faaliyetlerini kapsayan Siyasal Denetim; medya, sivil toplum kurulusları

ve bilgi edinme hakkını bunyesinde barındıran Kamuoyu Denetimi ile bağımsız mahkemeler

eliyle kullanılan ve en etkili denetim aracı olan Yargısal Denetimdir. Ayrıca, burada belirtilmesi

gereken bir diğer onemli husus; Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne yapıan bireysel

1 Sacit Yoruker, 2. Kamu Mali Yonetim Reformu Arenası, Yeni Konseptler ve Gelismeler Temelinde

Kontrol ve Denetim Sistemlerimize Đliskin Bir Değerlendirme, (Ankara: Sunum Metni, 2-3 Nisan 2003), 1,

Erisim: 01 Haziran 2007, http://www.sayistay.gov.tr/yayin/elek/elekicerik/37ikmyra_sy.pdf

2 Baran Ozeren, Đc Denetim, Standartları ve Mesleğin Yeni Acılımları, (Ankara: Sayıstay, 2000), 34, Erisim:

01 Haziran 2007. http://www.kidder.org.tr/php/content/view/39/43

3 / 21

basvurular neticesinde, ulke icinde alınan kararların uluslararası kuruluslarca denetlenmesi,

sorgulanması; ulusal egemenlik ve bağımsızlık acısından yeni bir durum ortaya cıkarmaktadır.

Audit terimiyle ifade edilen “denetim” Turkiye’de pek uygulama alanıbulamamıtı. Bunun

yerine inspection olarak adlandırılan “teftis”, Tanzimat’tan bugune yaklası 150 yıdı hakimiyetini

surdurmektedir. Varolan teftis geleneğ, oz elestiriye tabi tutulduğnda sunlar soylenebilir:

Sistem, fonksiyonel bağımsızlığı sağlayacak mesleki guvencelere sahip değildir,

Kimi zaman kanaat zırhı altında subjektif ve cezalandırıcı yaklasımlar benimsenmektedir,

Daha cok duzenlilik denetimine yoğunlasılmasından dolayı, faaliyet denetimi ihmal

edilmektedir. Bunun neticesinde, yolsuzluk ureten sistemin tasfiyesi konusunda yeterli

katkı sağlanamamaktadır,

Genel kabul gormus denetim standartları mevcut değildir ve bunun bir sonucu olarak

geliskin denetim yaklasım ve tekniklerinden yararlanılamamaktadır,

Denetim raporları kamuoyuna acıklanmamaktadır,

Bir kac teftis kurulu dısında, mufettislerin hizmet icinde yetismeleri icin gerekli eğitim

verilmemektedir,

Denetlenenler denetlenmekten onur duymamaktadırlar, sonucta denetim; yoneticilerce

talep edilmeyen, kacınılan ve engellenen bir faaliyet olarak algılanmaktadır,

Denetlenen ile denetleyen arasında karsılıklı guvensizlik mevcuttur.3

Devlet yonetimini iyilestirme/gelistirme gayretlerinden en onemlisi olan 1963 tarihli MEHTAP

(Merkezi Hukumet Teskilatı Arastırma Projesi) Raporunda, teftis icin su tespitlerde bulunulmustur:

Teftis gorevi, duzeltici ve yaratıcı bir gorev olarak yurutulmelidir; Merkezi Hukumet

teskilatına bağlı alt birimlerin basında bulunanlar ve buralarda gorev alanlar, yukarıdan

asağıya doğru idareyi belli amaclara sevk edici, eksiklikleri giderici, yanlısları duzeltici bir

gozetime ve denetime tabi tutulmamakta, teftis gorevi daha cok suc arayıcı ve cezalandırıcı

amaclar icin kullanılmaktadır.4

Mehtap Projesinden 28 yıl sonra hazırlanan KAYA (Kamu Yonetimi Arastırması) Raporunda,

denetime dair su yargılara varılmıstır: Kurumlara gore değisebilmekle birlikte, mufettislerin

gorev alanında değerlendirilen uc temel konu bulunmaktadır. Bunlar; denetim, sorusturma ve

rehberliktir. Rehberlik gorevi genel ozelliğiyle oteki iki gorevle celisen bir niteliğe sahiptir.

Varolan denetim sisteminin yonetimi gelistirmedeki etkililiği son derece sınırlıdır. Aynı bicimde,

denetimde personele rehberlik etme islevi de gereği gibi gerceklestirilememektedir.

Bu tespitlerin ardından cesitli oneriler sıralanmıstır. Denetimde orgutsel yapı ve isleyise yonelik

ortak kurallar saptanarak, denetim birimlerinin calısma duzenleri, guclu bir yasal temel

uzerine oturtulmalıdır; denetim gorevlerinin genel standartlar cercevesinde yurutulmesi sağlanmalıdır;

denetimin teknik duzeyi yukseltilmelidir; bu cercevede, istatistik yontemlerin ge-

3 TESEV, Kamu Denetim Sisteminin Yeniden Yapılandırılması Konusunda TESEV Gorus ve Onerileri,

(Đstanbul: Turkiye Ekonomik ve Sosyal Etudler Vakfı, 2004), 2 – 3, Erisim: 02 Temmuz 2007,

http://www.tesev.org.tr/etkinlik/tesev_denetim_gorus_temmuz2004.doc

4 TODAĐE, Merkezi Hukumet Teskilatı Arastırma Projesi Yonetim Kurulu Raporu (MEHTAP), (Ankara:

Turkiye ve Orta Doğu Amme Đdaresi Enstitusu Yayınları, Đkinci Baskı 1966), 354, 356, Erisim: 02 Temmuz

2007, http://www.todaie.gov.tr/pdf/MEHTAP.PDF

4 / 21

nis olcude kullanılması yoluyla, denetim verimliliği artırılmalıdır; kurumlarda etkililik denetimine

onem verilmeli ve ic denetim organları etkililik denetimi yapabilecek bir duzeye yukseltilmelidir.

5

Son yıllarda batık banka yolsuzluklarında Turkiye’nin kaybettiğ ekonomik kaynağı miktarı70 milyar dolarıbulmustur. Bu acısonucun, kotu yonetimden ve denetim boyutunda getirilen

onerilerin yerine getirilmemesinden kaynaklandığıısoylemek mumkundur. TOBB’un 1990-

2000 yılarııkapsayan arastımasıa gore, bu 10 yılı donemde yolsuzluk ve israfa harcanan

kaynağı 195.2 milyar dolar olduğ tespit edilmistir.6

2003 yılı Haziran ayı itibariyle, Turkiye’de 50’den fazla teftis biriminde 23.104 mufettis,

kontrolor, denetmen, hesap uzmanıve diğr denetim elemanlarıgorev yapmakta olup Belediyeler

ve KĐ’lerdeki mufettisler bu sayıa dahil değldir. Denetim sisteminin siyasi tercihler

ile amac dııkullanıdığıve var olan keyfi yaklasıları denetim sistemini son derece sorunlu

bir hale getirdiğ, bu kadar cok sayıa denetim birimi ve elemanıa rağen, israf ve yolsuzlukları

onune gecilemediğ, netice itibariyle kamu denetim sisteminin etkisiz olduğ ifade

edilmektedir.7

Boyle olmakla beraber; unutulmaması gereken bir Turkiye gerceği de sivil ve askeri burokrasideki

denetim dısı alanların varlığıdır. Hem hukuki hem de fiili engellemeler, denetim dısı

alanları bir realite olarak karsımıza cıkarmaktadır. Ayrıca, etkisiz denetimler, kotu yonetimlerin

sonucudur.

Genel olarak Turk Kamu Yonetiminde, ozelde de denetim sisteminde bir bunalımdan bahsetmek

mumkundur. Toplumun sisteme olan guvenini sarsan cesitli sorunlar; basta kıta Avrupası

ve Anglo-sakson ulkeler olmak uzere tum dunyada uygulanan, ic denetim modelinin kamuda

yerini almasını hızlandırmıstır. Bu kapsamda ic denetimden beklenen; kurum bunyesinde bulunan

olası yolsuzlukları, hataları, verimsiz uygulamaları en aza indirmek ve prosedurlerini

kontrol edip değerlendirmektir.

5018 sayılı Kanunda ic denetim; kamu idaresinin calısmalarına değer katmak ve gelistirmek

icin kaynakların ekonomiklik, etkililik ve verimlilik esaslarına gore yonetilip yonetilmediğini

değerlendirmek ve rehberlik yapmak amacıyla yapılan bağımsız, nesnel guvence sağlama ve

danısmanlık faaliyeti olarak tanımlanmaktadır.8

Modern ic denetim, 1941 yılında Đc Denetciler Enstitusu IIA’in (The Institute of Internal

Auditors) New York’ta kurulmasıla gerceklesmistir. Enstitu, ABD dııdaki ilk birliğni

1944’de Toronto’da, Avrupa’daki ilk birliğni de 1948’de Londra’da kurmustur. Halen IIA,

5 TODAĐE, Kamu Yonetimi Arastırması Genel Raporu (KAYA), (Ankara: Turkiye ve Orta Doğu Amme

Đdaresi Enstitusu Yayınları, 1991), 21 – 23, Erisim: 02 Temmuz 2007, http://www.todaie.gov.tr/pdf/KAYA.PDF

6 Selim Arısoy, Yolsuzlukla Mucadelede Denetimin Rolu, Erisim: 16 Haziran 2007,

http://www.stratejikboyut.com/index.php?option=com_content&task=view&id=304&Itemid=31

7 Omer Dincer ve Cevdet Yılmaz, Değisimin Yonetimi Đcin Yonetimde Değisim, Kamu Yonetiminde Yeniden

Yapılanma 1, (Ankara: T.C. Basbakanlık, 2003), 48, Erisim: 01 Haziran 2007,

http://turkiye.basbakanlik.gov.tr/docs/basbakanlik/kanuntasarilari/kyyy/Degisim_yonetimi_icin_yonetimde_degisim.doc

8 5018 sayılı Kamu Mali Yonetimi ve Kontrol Kanunu 63’uncu Madde, (2003) T.C. Resmi Gazete, 25326, 24

Aralı 2003.

5 / 21

dunya capıda 94 ulkede 249 sube ve enstitude orgutlenmis 100.000 ic denetciyi temsil etmekte

ve mesleğn ozyonetiminden sorumlu kurulus olarak hizmet vermektedir.

IIA’ye gore ic denetim; kurumun her turlu faaliyetini gelistirmek ve değr katmak amacııguden bağısı ve objektif bir guvence ve danımanlı faaliyetidir. Đ denetciler, risk yonetimi

ile kontrol ve yonetim sureclerinin etkililiğni değrlendirmek ve gelistirmek amacıa yonelik

sistemli ve disiplinli bir yaklası gelistirerek kurumun amaclarıa ulasmasıa yardıcıolurlar.9

Đ denetim faaliyetinin kapsamıyalnıca harcamalar/odemeler ile gelir islemleri olmayı, idarelerin

tum faaliyet ve islemleri, surecleri denetim kapsamıdadı. Teskilat bakııdan da

idarelerin merkez, tasra ve yurt dııteskilatıa dahil tum birimlerinin faaliyet ve islemleri ic

denetim kapsamıa dahildir. Đ denetimin sadece mali is ve islemlere yonelik bir faaliyet olduğ

yargııuluslararasıic denetim standartlarıa –International Standards for the

Professional Practice of Internal Auditing10 –aykııolduğ kadar ulusal mevzuat normlarıolan 5018 sayııKamu Mali Yonetimi ve Kontrol Kanunu ve ilgili Yonetmelik hukumleriyle

de acıca celismektedir.11 Avrupa Đ Denetim Enstituleri Konfederasyonu da bu gorusu desteklemekte

ve ic denetimin, ic sıılara veya coğafi kıılamalara bakmaksıı bir kurumun

faaliyetlerinin tumunu kapsadığııbelirtmektedir.12

Đ denetimin amacı kurulusun sorumluluklarııetkili olarak yerine getirmesinde, kurulus

personeline yardıcıolmaktı. Đ denetimin yardıcıolduğ personel arasıda kurulus yonetiminde

olanlar ve yonetim kurulu uyeleri bulunmaktadı. Đ denetim fonksiyonunun kapsamıı

kurulusun ic kontrol sistemlerinin verimliliğ ve etkililiğ ile performans kalitesinin incelenmesi

ve değrlendirilmesi faaliyetleri olusturur.13

Kamu idarelerinde gerceklestirilecek ic denetim faaliyetinin uygulanacağıtemel bes alan Sekil

1’de gosterilmistir. Bunlar; uygunluk denetimi, performans denetimi, mali denetim, bilgi

teknolojisi (IT) denetimi ve sistem denetimidir.14

9 ECIIA, (Avrupa Đ Denetim Enstituleri Konfederasyonu –European Confederation of Institutes of Internal

Auditing), Konum Raporu Avrupa’da Đ Denetim, (Đtanbul: TĐE, 2005) 23, 26, Erisim: 17 Mayı 2007,

http://tide.org.tr/tideweb/resimler/upload/Documents/ECIIA_KonumRaporu_Subat2005%20(2).pdf

10 TĐE, UluslararasıĐ Denetim Mesleki Uygulama Standartları, Erisim: 09 Nisan 2007,

http://tide.org.tr/TIDEWEB/icsayfa.aspx?kodal=254 veya http://www.theiia.org/guidance/standards-andpractices/

professional-practices-framework/standards/standards-for-the-professional-practice-of-internalauditing/

11 Cemil Sabri MĐYAT, Teftis ve Geleneksel Denetimden Đ Denetime: Yapıan Duzenlemeler, Sorunlar

ve Tereddutlu Hususlara Điskin Değrlendirmeler, Erisim: 10 Haziran 2007,

http://www.kidder.org.tr/php/content/view/68/63/

12 ECIIA, a.g.e., 27.

13 Ozeren, a.g.e., 1.

14 Đ Denetcilerin Calıma Usul ve EsaslarıHakkıda Yonetmelik 8’inci Madde. (2006). T.C. Resmi Gazete,

26226, 12 Temmuz 2006.

6 / 21

Sekil –1. Đ Denetim Faaliyetinin Uygulama Alanları

Uluslararasıalanda denetim; merkeziyetci ve ademi-i merkeziyetci yaklası seklinde iki motiften

olusur. Avrupa Birliğ’nde ise, guney model (merkeziyetci) ve kuzey model (adem-i

merkeziyetci) olmak uzere iki sekilde uygulanmaktadı. Merkeziyetci modelde ic denetim,

Maliye Bakanlığıa bağıolarak calıan denetciler tarafıdan yerine getirilir, daha cok on mali

kontrolu yapan birim (on mali kontrolor) uzerinde yoğnlasıı ve genellikle yapıan ic denetim

faaliyeti mali denetim seklinde cereyan eder. Adem-i Merkeziyetci modelde, kamu kaynaklarııkullanma konusunda sorumluluk tumuyle harcamacıkamu idaresine aittir ve aynızamanda klasik nakit yonetiminden modern butce yonetimine doğu bir yonelis soz konusudur.

Bu modelde bakanlı ust yoneticisi ve harcama yetkilisinin sorumluluğ on plana cıar.

Đ denetim, kamu idarelerine bağıic denetciler eliyle yurutulur ve kaynakları etkili, ekonomik

ve verimli kullanııdan emin olmak icin belirlenen esas ve usullere, mevzuata, politikalara,

yonetime ve tum kontrol sistemine odaklanı. Bunun icin de ic denetim, on mali kontrol

sureclerine, sistem, performans ve bilgi sistemlerinin denetimi uzerinde yoğnlası.

Merkeziyetci modelde, mali islemlerin mevzuata uygunluğ onemli iken, adem-i merkeziyetci

modelde, yonetsel sorumluluk one cıar. Adem-i merkeziyetci modeli Đgiltere ve Hollanda’da;

merkeziyetci modeli de Fransa, Portekiz, Luksemburg ve Đpanya’da gormek mumkundur.

Avrupa Birliğnde kuzey modeline (adem-i merkeziyetci) doğu bir değsim yasanmaktadı.

Ayrıa, ABD’de adem-i merkeziyetci modelin uygulandığııbelirtmekte fayda vardı.

15

Sekil 2’de gorulebileceğ uzere mevcut teftis birimleri ile ic denetim arasıda yetki ve gorev

alanıyonunden cakıma mevcuttur. Kamu hizmetlerinde butunluk ve isbirliğ yaklasııicerisinde,

bu konunun sorun olusturmayacağıiddia edilse bile, bu tablodaki goruntu gecicidir,

15 M. Kamil MUTLUER, Erdoğn ONER ve Ahmet KESĐ, Butce Hukuku, (Đtanbul: Bilgi Universitesi Yayıları

2005) 350 –352.

Uygunluk

Denetimi

Performans

Denetimi

Mali Denetim

Bilgi Teknolojisi

(IT)

Denetimi

Sistem

Denetimi

İÇ DENETİ

UYGULAMA

ALANI

7 / 21

cunku ic denetim alternatif olmak iddiasıla kamuda yola cımıtı. Buna rağen, ic denetimin,

geleneksel teftis birimlerinin alternatifi mi yoksa tamamlayııımıolacağııkamu reformu

sureci belirleyecektir.

Sekil –2. Mevcut denetim yapıarıı, ic denetimle olan iliskisi.16

2. Đ Denetimin UnsurlarıOrgute katıan değr, sağanan guvence, verilen danımanlı hizmeti, evrensel standartlara

uygunluk, kurumsal bağısılı, risk odaklıdenetim ve meslek ahlak kurallarıic denetiminin

temel unsurlarııolusturur.

Sekil –3. Đ Denetimin Temel Unsurları16 Đmail HakkıCakı, Mali Denetim ve Uygunluk Denetimi, 2007.

Değr Katma Güvence Sağama Standartlar

Danışanlı Risk Odaklıı

MüfettişKontrolör (Bakanlıta)

(Müsteşrlı ve Genel

Müdürlükte)

Denetmen

(İ Müdürlüğnde)

İ Denetçi

Uygunluk Denetimi

(İari, Mali)

İ Denetçi

Sistem, Performans, Bilgi Teknolojisi (IT) Denetimleri

(Bakanlı ve Diğr İarelerde)

Bağısılı

8 / 21

2. 1. Değr Katma

Değr Katmak (Add Value), guvence ve danımanlı hizmetleri yoluyla, kurumun amaclarııgerceklestirme fısatlarııarttımak ve faaliyetlerin gelistirme imkanlarııbelirleyerek riske

maruz kalmasııazaltmaktı.17

Đ denetimde temel amac; denetlenen birimlerde hata avcıığıyapmak ve sorumlularıcezalandımak

olmadığıdan; organizasyonun daha islevsel olması verilen hizmetin kalitesinin

arttıımasıyonunde orgutle butunlesen bir ic denetci ve ortak gaye icin faaliyet gosteren bir

ic denetim kulturu ortaya cıar. Yonetime rakip olmayan, kol kola omuz omuza yuruyen ve

de kendini yonetimin ustunde gormeyen bir denetim felsefesi kesinlikle yapııı ve bunun

doğl sonucu kuruma değr katmasıı.

2.2. Guvence Sağama ve Danımanlı

Guvence Hizmetleri (Assurance Services); kurumun risk yonetimi, kontrol ve yonetisim sureclerine

dair bağısı bir değrlendirme sağamak amacıla bulguları objektif bir sekilde

incelenmesidir. Mali yapıa, performansa, mevzuat ve duzenlemelere uyuma, bilgi sistemleri

guvenliğne ve ihtimam denetimine (due diligence; ayrıtııdurum tespit calıması yonelik

gorevler bu kapsamdaki orneklerdir.

Danımanlı Hizmetleri (Consulting Services); herhangi bir idari sorumluluk ustlenmeden, bir

kurumun faaliyetlerini gelistirmek ve onlara değr katmak amacııguden, niteliğ ve kapsamıdenetlenen ile birlikte kararlastııan istisari faaliyetler ve bununla bağantııdiğr hizmetlerdir.

Usul ve yol gostermek, tavsiyede bulunmak, isleri kolaylastımak ve eğtim vermek, bu

kapsamdaki faaliyet ornekleridir.18

Guvence hizmetleri; ic denetcinin bir surec, sistem veya bir baska konu hakkıda bağısı

gorus veya kanaat sunabilmek icin, eldeki bulgularıobjektif bir sekilde değrlendirmesini

icerir. Guvence gorevlerinin nitelik ve kapsamıic denetci tarafıdan belirlenir. Guvence hizmetlerinin,

genellikle, uc tarafıvardı: Sistem veya ele alıan konunun icinde yer alan kisi

veya grup surec sahibi, değrlendirmeyi yapan kisi veya grup ic denetci, değrlendirmeyi

kullanan kisi veya grup kullanıı. Danımanlı hizmetleri, tabiatıgereğ tavsiye niteliğnde

olup genellikle gorevlendirmeyi talep edenlerin ozel isteğ uzerine gerceklestirilir. Danımanlı

hizmetlerinin nitelik ve kapsamı değrlendirmeyi talep edenlerle ic denetci arasıdaki

sozlesmeye tabidir. Đ denetci danımanlı hizmeti verirken, objektifliğni muhafaza etmeli

ve idari sorumluluk almamalıı.19

Denetimin guvence vermesi, kurumda faaliyetlerin ilgili hukuk kurallarıa uygun bir sekilde

yurutulduğ, kaynakları elde edilmesi ve kullanııda hukuka uygunluk yanıda etkililik,

17 TĐE, Mesleki Uygulama Cercevesi Terimler Sozluğ, Erisim: 02 Haziran 2007,

http://tide.org.tr/TIDEWEB/IcSayfa.aspx?kodal=293 veya http://www.theiia.org/guidance/standards-andpractices/

professional-practices-framework/standards/standards-for-the-professional-practice-of-internalauditing/

18 TĐE, a.g.e.

19 TĐE, UluslararasıĐ Denetim StandartlarıMesleki Uygulama Cercevesi –KımııKitap (Đtanbul: Turkiye

Đ Denetim Enstitusu), 3.

9 / 21

ekonomiklik ve verimlilik ilkelerine uyulduğ, kurumun risk yonetimi, ic kontrol sistemi ve

islem sureclerinin etkili ve yeterli bir sekilde islediğ, uretilen bilgilerin doğu ve tam olduğ,

kurum varlılarıı korunduğ, kurum icinde etkili bir ic kontrol sisteminin bulunduğ konusunda

kurum icine ve kurum dııa yeterli bir guvence verilmesi anlamıa gelmektedir. Đ

denetimin vereceğ guvence makul bir guvence olup yuzde yuz değldir. Danımanlı hizmeti

ise idarenin hedeflerini gerceklestirmeye yonelik faaliyetlerinin ve islem sureclerinin sistemli

ve duzenli bir bicimde değrlendirilmesi ve gelistirilmesine yonelik onerilerde bulunulmasıı.

Yoksa uygulamada coğ kez yanlı algıandığıgibi islem veya odeme bazıda yahut muayyen

bazıis ve islemlerin yurutulmesi sıasıda gorus verilmesi değldir.20

2.3. Standartlara Uygunluk

Denetimlerin planlanması yurutulmesi, raporlanmasıve değrlendirilmesi surecinde ortak bir

zemin yaratan denetim standartları denetim faaliyetini yurutmesi bakııdan denetciye asgari

olcude rehberlik sağayan bağayııbir ilkeler ve kurallar butunudur.

Turkiye’de denetim sisteminin etkili olmamasıı en onemli nedenlerinden biri, denetim

standartlarıı gelistirilmemis olması dolayııla denetim faaliyetlerinin kaliteli gerceklestirilememesidir.

Orneğn ABD’de denetim elemanlarıı raporlarıı nası ve ne sekilde

hazılamasıgerektiğ ile ilgili bir dizi bağayııstandart mevcutken21, Turkiye’de standartlar

yerine, herhangi bir yukumluluk getirmeyen ve mueyyidesi bulunmayan “teamuller” gecerlidir.

Standart, genis bir ic denetim faaliyet sahasıı gerceklestirilmesiyle ve ic denetim performansıı

değrlendirilmesiyle ilgili gerekleri tanılayan ve IIA Đ Denetim StandartlarıKurulu

tarafıdan yayılanan mesleki bir beyandı. Standartları amaclarısunlardı; ic denetim

uygulamasııolmasıgerektiğ gibi temsil eden temel ilkeleri tanılamak; katma değr yaratan

ic denetim faaliyetlerini tesvik etmeye ve hayata gecirmeye yonelik bir cerceve olusturmak;

ic denetim performansıı değrlendirilmesine uygun bir zemin olusturmak ve gelismis

kurumsal surec ve faaliyetleri canlandımaktı.22

Đ denetim standartları nitelik standartları performans standartlarıve uygulama standartlarıdan

mutesekkildir. Nitelik Standartları ic denetim faaliyetlerini yuruten taraf ve kurumları

ozelliklerine yoneliktir. Performans Standartları ic denetim faaliyetlerinin tabiatııacılar ve

bu hizmetlerin performansııdeğrlendirmekte kullanıan kalite kıtaslarıısağar. Nitelik ve

Performans Standartlarıtum ic denetim hizmetlerine uygulanıken, Uygulama Standartlarıbelirli gorev turlerine tatbik edilir. Uygulama Standartlarıguvence ve danımanlı faaliyetleri

icin tesis edilmistir.

Standartlar, Mesleki Uygulama Cercevesinin bir parcasıı. Mesleki Uygulama Cercevesi, ic

denetimin tanııı Etik Kurallarıı Standartlarıve diğr kıavuzluk bilgilerini icerir. Stan-

20 Midyat, a.g.e.

21 Arıoy, a.g.e.

22 TĐE, Mesleki Uygulama Cercevesi Terimler Sozluğ.

10 / 21

dartları nası uygulanacağıa iliskin kıavuzluk, IIA Mesleki Konular Komitesi tarafıdan

yayılanan Uygulama Onerilerinde ifadesini bulur.23

Đ denetime iliskin standartlar ilk kez, uluslararasıbir mesleki kurulus olan ABD Đ Denetciler

Enstitusu tarafıdan ic denetimin rolunun ve sorumluluklarıı ozetini kapsayan bir tebliğbiciminde yayılanmaya baslanmı ve mesleğn gelisimine paralel olarak bu tebliğerin sayııon ucu bulmustur. Bu tebliğer daha sonra bir kurgu ve uslup icinde bir araya getirilerek Đ

Denetim Mesleğ Uygulama Standartlarıadıla dunya capıda kabul gormustur.24

2.4. Bağısılı

Đ denetimin bağısılığıhayati bir meseledir. Đ denetim elemanlarıcalımalarııozgurce ve

tarafsı bicimde yurutebildikleri takdirde bağısıdılar. Bağısılı, ic denetim elemanlarıa

denetimlerini duzgun bir bicimde yurutebilmeleri icin bir zorunluluktur. Yansı ve onyargıı

gorusler sunma olanağısağar.

Bağısılı (independence), objektifliğ veya objektiflik goruntusunu bozabilecek sartları

dııda olmaktı. Objektifliğ yonelik tehditlere karsı hem kisisel olarak ic denetci, hem de

kurum seviyesinde mucadele edilmelidir. Objektiflik (Objectivity), ic denetcilerin gorevlerini,

is sonucunda cıan urune gercekten ve durust bir sekilde inanacaklarıve bu urunun kalitesinden

onemli bir taviz vermeyecekleri sekilde yapmalarıısağayan tarafsı bir zihinsel tutumdur.

Objektiflik, ic denetcilerin, denetim konularıa iliskin karar ve yargıarıı baskalarııkilere

bağamamalarııgerektirir.25

Đ denetim faaliyetinin bağısılığııgaranti etmek icin, ic denetim yoneticisinin islevsel

(fonksiyonel) olarak denetim komitesi gibi bir organa, idari acıan ise kurumun Đra Baskanıduzeyinde bir kisiye bağıolmasıgerekir. Yeterli kaynaklara sahip, yetkin personelle donatımı,

bağısı bir ic denetim islevi; kurumun yonetim sureclerinin etkililiğ ile operasyonel,

teknik, mali ve idari riskler gibi her turlu riski iyi yonettiğ konusunda guvence sağayacaktı.

26

2.5. Risk OdaklıDenetim

Riskler; kurumun hedeflerinin gerceklestirilmesini engelleyebilecek her turlu olay veya durumdur.

Risk, soz konusu etki ve olasıı cinsinden hesaplanı. Risk Yonetimi, kurumun amaclarııgerceklestirmek uzere makul bir guvence sağamak amacıla potansiyel olay ve

durumlarıbelirleme, değrlendirme, yonetme ve kontrol etme surecidir.27

23 TĐE, UluslararasıĐ Denetim StandartlarıMesleki Uygulama Cercevesi –KımııKitap (Đtanbul: Turkiye

Đ Denetim Enstitusu), 3 –4.

24 Ozeren, a.g.e. 6 –7.

25 TĐE, Mesleki Uygulama Cercevesi Terimler Sozluğ.

26 ECIIA, a.g.e., 15.

27 TĐE, a.g.e.

11 / 21

Risk odaklıı, denetim faaliyetinin odak noktasıı gecmis faaliyetlerden geleceğn yonetilmesine

cevrilmesinin gunumuzdeki ifadesidir. Riskler, olusma sılılarıa ve yaratacaklarıhasara gore olculurler ve uygun ic kontrol onlemleriyle minimize edilirler. Risk yonetimi, her

turlu riskin tanılanması olculmesi ve giderilmesini kapsayan sistematik bir yonetim uygulamasıı.

Ayrıa, denetim kaynaklarıı sıısı olmadığı denetlenecek birim faaliyetlerinin

farklırisklerle karsıkarsıa olduğ ve goreceli olarak farklıonem derecesine sahip olduğ

varsayılarıa dayanı.

Yılı denetim planlarırisk odaklıolarak hazılanı (makro risk analizi). Burada, denetim onceliklerinin

belirlenmesi ve denetim kaynaklarıı en riskli faaliyetlerden baslatımasıhedeflenir.

28

Her kisi ve her kurum risklerle karsıkarsıadı. Ekonomik teori, yatııcıarı risk aldılarıtakdirde odul toplayacaklarııoğetir. Riskler yok edilmesi gereken seytanlar değldirler. Bununla

birlikte, kazanıan odulleri azami duzeye cıartmak ve nihai sonuclardaki değskenliğ

azaltmak icin, yonetim konusunda sorumlu olanları kurumlarıı karsıkarsıa olduğ riskleri

belirlemesi ve tanılaması bu riskleri değrlendirmesi, bu risklerin kabul edilebilir bir duzeyde

olup olmadığıa karar vermesi ve kabul edilebilir duzeyde değllerse, bu risklere karsıgereken onlemleri almasıgerekir. Daha sonra, yonetim sorumluları bu onlemlerin uygulamasııizlemeli ve risk